(4077 S. K. m. 8, 9) (818 S. K. m. 1, 2, 24)
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacılar Hatice ve Niyazi Öztaş geldi,davalı taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, davalı şirket ile devre tatil sözleşmesi yaptıklarını, ancak değişim sisteminin kendilerine yanlış anlatıldığını ve kasıtlı olarak yanıltıldıklarını, bu nedenle istedikleri zaman tatil yapamadıklarını, sözleşmeden caydıklarını öne sürerek, sözleşmenin feshi ile ödedikleri paranın ve her iki sözleşme nedeniyle düzenlenen senetlerin iadesine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm,davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılardan H.Öztaş, davalı şirket ile 12.3.2000 tarihli devre tatil sözleşmesi yaptığını, ancak değişim sisteminin kendilerine kasti olarak yanlış anlatıldığını, sözleşme yapılırken istedikleri dönemde tatil yapabileceklerinin bildirildiğini,bunun böyle olmadığını daha sonra öğrendiklerini ve hatanın kendilerinde olduğunu düşünerek, 23.8.2000 tarihli ikinci bir sözleşme ile tatil dönemini değiştirdiklerini, ancak daha sonra diğer devre tatil müşterilerine de aynı şeyin yapıldığını ve bilerek sözleşme şartlarının yanlış anlatıldığını, davalı şirketin taahhütlerini yerine getirmediğini öne sürerek sözleşmenin feshi için bu davayı açmıştır. Diğer davacı N.Öztaş ise, ikinci sözleşme gereğince düzenlenen senetlerde borçlu olarak göründüğü için, bu davayı açmıştır.
Devre tatil sisteminin, belirli bir yer ve belirli bir devre olmak üzere iki zorunlu unsuru vardır. 12.3.2000 tarihli ilk sözleşmede hangi bir haftalık sürede tatil yapılacağı belirgin olmadığı gibi, sözleşmenin 3. maddesinde düzenlenen değişim sisteminden, davacıların ne şekilde yararlanacağı da açık ve net olarak izah edilmemiştir. 23.8.2000 tarihli ikinci sözleşmede ise, sarı dönemin kırmızı dönemle değiştirildiği belirtilmiş olup, sarı ve kırmızı dönemlerin ne anlama geldiği ve hangi tarihleri kapsadığı belirsizdir. Bu durumda akdin esaslı unsurlarında,tarafların icap ve kabul şeklinde oluşmuş karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanlarının oluşmadığı ve bu doğrultuda akdin vücut bulmadığı gözetilerek, B.K.nun 1. ve 2. maddeleri uyarınca davacıların sözleşme ile bağlı olmadığı kabul edilmelidir. Davacıların sarı dönem-kırmızı dönem gibi tabirlerin kullanılması karşısında, B.K.nun 24. maddesi anlamında akdin esaslı unsurlarında hataya düşmesi de söz konusudur. Sözleşme geçersiz kabul edilmekle, taraflar verdiklerini geri isteyebilirler.
Mahkemece davanın kabulü gerekirken yazılı şekilde sadece ilk sözleşme nedeniyle düzenlenen senetlerin iadesine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, 10.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy