(6762 S. K. m. 669, 670) (1086 S. K. m. 238, 337)
Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmü n süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan haricen 3.500.000.000TL. bedelle satın aldığı traktörün satım bedeli olarak davalıya 1.7.2000 tanzim tarihli bono verdiğini, davalının ise borcun vade tarihini beklemeden traktörü alıp götürdüğünü ileri sürerek sözleşme ve bononun iptali ile, bono nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davaya cevap vermediği duruşmalara da katılmamıştır.
Mahkemece, sözleşmede bono verildiğine dair bir hüküm olmadığı gibi bononun da mevcut olmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıdan satın aldığı traktörün satım bedeline karşılık bono verdiğini ancak traktörün davalı tarafından geri alınması karşısında bono nedeniyle borçlu olmadığının tespitini istemiştir. Mahkemece sözleşmede bonodan bahsedilmediği ve bononun da mevcut olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de, bu dava tarihinden sonra davalı tarafından davacı aleyhine 1.500.000.000TL. bedelli bonoya dayanarak Keşan 2. İcra Müdürlüğünün 2001/826 esas sayılı takip dosyasıyla takip başlatıldığı anlaşılmaktadır. Davacı bu davada davalının imzasını taşıyan 1.7.2000 tarihli sözleşmeye dayandığına ve davalı da davaya cevap vermediğine göre öncelikle, sözleşmedeki imzayı kabul edip etmediği, takip konusu yapılan bononun bu sözleşme nedeniyle verilip verilmediği konularında beyanda bulunması için davalıya isticvap davetiyesi çıkarılmalı, ispat yükü konusundaki usul hükümleri de gözetilmek suretiyle sonucuna göre bir değerlendirme yapılmalıdır. Davalının sözleşmedeki imzayı kabul etmesi halinde, anılan sözleşmenin Karayolları Trafik Kanununun 20/d maddesi gereğince resmi şekilde yapılmadığından geçersiz olması nedeniyle tarafların birbirlerine verdiklerini aynı anda iade ile yükümlü oldukları dikkate alınmalı ve yine traktörün davalı tarafından geri alındığı iddia edildiğine göre i davacıya bu iddiasını yasal delillerle ispat imkanı tanınmalı; bu konuda delilleri sorularak, gerektiğinde dava dilekçesinde her türlü delil demekle yemin deliline de dayanmış olduğu gözetilmek suretiyle davalıya yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılmalı ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy