(3213 S. K. m. 23) (1086 S. K. m. 438)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı davacı avukatınca da duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davalı vekili avukat Mustafa Kula ile davacı vekili avukat Gülşen Erdilek (Özbey)'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Davacı, kendi uhdelerinde bulunan ÖNİR 4449 numaralı kömür madeni ruhsat sahasının, yapılan sözleşme ile işletilmek üzere davalı şirkete devredildiğini, davalının süresi içerisinde işletme ruhsatı talebinde bulunmadığı için maden Kanunu'nun 23. maddesi gereğince Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı tarafından ön işletme ruhsatının iptal edildiğini, davalı şirketin kusuru sonucu davacı idarenin, işletmeciden her yıl tahsil edeceği maden arama katkı payı alacağını tahsil etme imkanının ortadan kalktığını ileri sürerek 1997 yılı maden arama katkı payı alacağından; Ankara 20. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1999/129 esas s. dosyası ile tahsil ettiği 1.000.000.000 TL dışında kalan ve saklı tuttuğu 11.000.000.000 TL asıl alacak ile bu miktara 1.4.1998-16.7.2001 günlü arası işlemiş reeskont faizi olarak 28.612.223.000 TL olmak üzere toplam 39.610.223.000 TL.nin, asıl alacak olan 11.000.000.000 TL.ye 16.7.2001 gününden itibaren işleyecek Merkez Bankası cari reeskont faizi ile birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı şirket, işletme projesini hazırlayarak Bakanlığa müracaat ettiğini, ancak talebin süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilip ruhsatın iptal edildiğini, davacının kendilerini yanıltarak sürenin geçmesine neden olduğunu, dava konusu alanda işletilebilir kömür bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 11.000.000.000 TL asıl alacak, 28.612.223.000 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 39.610.223.000 TL.nın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının bütün temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı idare dava dilekçesinde asıl alacak olan 11.000.000.000 TL'ye 16.7.2001 gününden itibaren Merkez Bankası cari reeskont faizi yürütülmesini talep etmiş, mahkemece bu yönde karar verilmemiştir. Davacının asıl alacağa faiz yürütülmesi talebinin dava gününden başlayacak biçimde kabulüne karar vermek gerekirken bu yönün gözardı edilerek yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, kararın düzeltilerek onanması HUMK. nun 438/7 maddesi gereğidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan sebeplerle davalının bütün temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı sebeplerle temyiz edilen kararın Hüküm başlıklı bölümünün 1 no.lu bendinden sonra gelmek üzere Asıl alacak olan 11.000.000.000 TL'ye dava gününden itibaren T.C. Merkez Bankasının kısa vadeli krediler için uyguladığı reeskont faizi yürütülmesine, faiz arasındaki değişikliğin icra müdürlüğünce gözetilmesine söz ve rakamlarının eklenmesine, hükmün değiştirilmiş ve düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasıyla arta kalan 1.604.000 liranın temyiz edenlerden davalıdan alınmasına, 250.000.000 TL. duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 24.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy