(818 S. K. m. 539) (4721 S. K. m. 683)
Taraflar arasındaki meni müdahale davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Asım kılıç gelmiş diğer taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, taşınmaz ve Yeşil vaadi Et Lokantası unvanı ile kurulan işletmenin maliki iken şehir dışında olduğundan davalılarla belirli kar payı almaları karşılığında, ortak olarak işletmeye başladıklarını, ancak davalıların kar payı vermeyip anlaşmazlık çıkardıklarından, ortaklığın feshedilip, sona erdirildiğini davalıların ise haksız olarak tesislere girip işletmeye devam ettiklerini ileri sürerek, davalıların müdahalelerinin meni ile ortaklık kazancının tespitini talep etmiştir.
Davalılar, taşınmaz üzerindeki tesisleri kendilerinin yaptırdıklarını ve bunun karşılığında, taşınmaz ve tesislere 1/3 'er pay karşılığı ortak olduklarını, müdahalelerinin hukuka uygun olduğunu davanın reddini dilemişler, karşı dava ile de tesislerin bedeli 37.390.000.000TL. nın faizi ile ödetilmesini istemişlerdir.
Mahkemece, davalıların müdahalesinin menine karşı davanın kısmen kabulü ile 30.000.790.000TL. nın faizi ile karşı davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında yeşil vadi et lokantası işletmesine ilişkin bir adi ortaklığın varlığı dosyada yer alan belgeler ile tarafların iddia ve savunmalarından anlaşılmaktadır. Mahkemece davacının açmış olduğu meni müdahale davası ile davalı-karşı davacıların açtığı muhtesat değerinin kısmen kabulüne, diğer isteklerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir. Meni müdahale kararı davalılar tarafından temyiz edilmemekle kesinleşmiş olup, adi ortaklığın son bulduğu taraflar arasında tartışma konusu dışında kalmıştır. Burada üzerinde durulması ve temyize sebep olan konu, muhtesat bedelinin ödenip ödenmeyeceğidir. Hemen belirtmek gerekir ki, adi ortaklık son bulduğuna göre mal varlığının tasfiye edilmesi BK. nun 539 ve sonraki maddeleri hükmü gereğidir. Davalıların adi ortaklığın idareci ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle kendilerinden hesap istenmesi tarafların uzlaşıp uzlaşamadıkları konuların belirlenmesi tasfiye konusunda anlaşamadıkları takdirde mahkemece bizzat tasfiyenin yaptırılması gerekir. Mahkemece, yasanın tasfiyeye ilişkin hükümleri göz ardı edilerek muhtesat değerine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 15.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy