(818 S. K. m. 44, 98)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 15.08.1997 tarihli sözleşme ile halı saha olarak kullanmak üzere 3 yıllığına kiraladığı davalıya ait taşınmazın kendisine Aralık 1997 tarihinde teslim edildiğini, bu tarihten itibaren başlayan kira süresi dolmadan davalının 04.10.2000 tarihli yazı ile tahliye istediğini ve 24.11.2000 tarihinde de zabıta marifetiyle çıkartıldığını bildirerek, sözleşmenin 9. maddesine göre süresinden önce tahliye nedeni ile tesis ve eklentilerin bedeli 41.576.500.000TL. nın faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazın davacıya Eylül 1997 tarihinde teslim edildiğini, tahliyenin süresinde istendiğini, bedelin fahiş olduğunu bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 40.928.498.000TL. nın faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun, gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında 15.8.1997 tarihinde düzenlenen arsa kiralanması ile ilgili özel şartnamede, kira süresinin arsanın kiracıya teslim tarihinden itibaren 3 yıl olduğu, kiralama konusu arsanın spor tesisi (halı saha) yapılması amacıyla verildiği, kira başlangıç tarihinin de arsanın kiracıya teslim tarihi olduğu kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesinin 5 maddesindeki kiracının kira başlangıç tarihinden itibaren 100 gün içinde tesisi işletmeye açmak zorunda olduğu hükmü gözetildiğinde ve davacının da tesisi Aralık ayında işletmeye açtığını bildirerek hak talep etmesi karşısında, arsanın Aralık ayından 100 gün önce davacıya teslim edildiğinin kabulünü zorunlu kılar. Bu nedenle tahliye sözleşme süresinin dolmasından sonra olduğundan davacının buna ilişkin isteğinin reddi gerekir. Ne var ki sözleşmenin 9. maddesinde sözleşme süresi sonunda kiracının bu tesisi yeniden kiralayamaması durumunda kiracıya ne şekilde ödeme yapılacağı açıklanmıştır. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda yapılan tesislerin fiyatları 2000 yılı itibariyle saptanmış olup, bu tespit şekli taraflar arasında kararlaştırılan sözleşmenin 9. maddesine aykırıdır. Mahkemece konusunda uzman yeniden seçilecek bilirkişi ya da kurulu aracılığı ile 9. maddede açıklanan şekilde tesislerin inşa edildiği 1997 yılı Eylül - Aralık aylarında Bayındırlık birim fiyatları (taşeron birim fiyatı) ile maliyetlendirilip, Bakanlar Kurlunca belirlenen yeniden değerlendirme oranları uygulanarak, sözleşmenin feshedildiği yıl cari fiyatı bulunduktan ve her yıl için 8. maddede belirtilen amortisman nisbeti düşüldükten sonra kalan bedel, belirletilip bu bedelin kiracıya ödenmesi gereken tesis giderleri olarak davalıdan tahsili gerekir. Yerel mahkemece bu değerlendirme yapılırken, tesiste kullanılan halıda 5 yıllık garanti belgesinin bulunmasının da gözden uzak tutulmaması gerekir. Garanti belgesinin bulunmaması halinde mevcut halının nitelikleri saptanıp garanti belgesi olması halindeki değerinden bir miktarın tenzilinin gerekip gerekmeyeceğinde düşünülmesi ve bilirkişiden bu konuda açıklamalı görüş alınması gerekir. Değinilen bu yönler gözetilmeden ve sözleşmenin 8. ve 9. maddeleri hükümleri gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 05.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy