(818 S. K. m. 101)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, eczacı olduğunu, davalı kurumla 2000 yılı için gecikmelide olsa 9.6.2000 tarihinde sözleşme yaptığını, 28.2.2000-2.6.2000 tarihleri arasında davalı kuruma bağlı kişiler için verdiği ilaçlara ait fatura bedelini davalı kurumun, 30.4.2000 tarihine kadar sözleşme yapılmadığını ileri sürerek ödemediğini belirterek 6.512.792.780 TL. fatura bedellerinin ödeme günleri dikkate alınarak yasal faiziyle tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, sözleşmede, daha önce sözleşmesi bulunan eczanelerin 30.4.2000 tarihine kadar sözleşme yapmaları halinde 1.1.2000-30.4.2000 tarihleri arasında tahakkuk eden fatura bedellerinin ödeneceğinin hükme bağlandığını, davacının bu sürede sözleşme yapmadığını savunmuş ve davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile 5.894.174.835 TL.nın fatura tarihlerine göre hesaplanan 1.203.500.512 TL. tutarındaki yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakiye 245.160.441 TL. harcın davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bentlerin dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı ile davalı arasında düzenlenen sözleşmenin ihtilaf başlıklı 10. maddesinde "eczane, mahkeme veya icra müdürlüğüne intikal eden ihtilaflarda, davanın açıldığı veya icra takibinin başladığı günden itibaren yasal faiz talep edebilir" hükmü mevcuttur. Taraflar arasında yapılan bu kararlaştırma nedeniyle hükmedilen alacak miktarına dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanması gerekirken, faize her faturanın son ödeme gününden itibaren faiz yürütülmesi ve ayrıca davalı kurum harçtan muaf olmasına rağmen davalı aleyhine harca hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmelidir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle; davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent gereğince mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci bendinin tümüyle çıkartılarak yerine aynen (5.894.174.837 TL.nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine) söz ve rakamlarının yazılmasına, ayrıca yine mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci bendinin bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (davalı kurum harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacının yatırdığı harcın istek halinde davacıya iadesine) sözlerinin yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 26.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy