(818 S. K. m. 41, 47) (1086 S. K. m. 287)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, abonesi olduğu 233 58 .. nolu telefon faturaların ödenmesi için ..bank'a otomatik ödeme talimatı verdiği halde her nasılsa Nisan 1999 ayına ait 9.370.000 TL tutarlı faturanın ödenmemesi üzerine davalı tarafça kendisine gönderilen 13.4.2000 tarihli yazı ile 30 gün içinde borcun ödenmesinin istenmesi üzerine, verilen süre içinde 8.5.2000 tarihinde borcu ferileri ile birlikte 59 597 887 olarak ödediğini, ancak davalının telefon aboneliğini feshettiğini ileri sürerek, fesih işleminin iptaline, aynı numara ile telefon aboneliğinin devam ettiğinin tespiti ile konuşmaya açılmasına ve 2.500.000.000 TL manevi tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise davacıya gönderilen ihbarnamenin 17.12.1999 tarihinde bizzat kendisine tebliğ edilmesine rağmen fatura borcunun süresinde ödenmemesi üzerine sözleşmeyi 29.3.1999 tarihinde feshettiklerini, ikinci ihbarnameyi ise zuhulen gönderdiklerini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 17.12.1999 tarihinde bizzat tebliğ edilen ihbarnamedeki imza davacı tarafından inkar edilmiş ise de, telefon işletme rehberinin 55. maddesine göre tebligat yapılmasa bile borcun ödenmemesi halinde 3 ay sonra sözleşmenin feshedilmiş sayılacağı hükmü gereğince feshin haklı olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının Nisan 1999 ayından önce ve sonra telefon borçlarını muntazaman ödediği davacı tarafından ileri sürülmesine karşın, davalı bunun aksine bir savunma getirmemiştir. Ayrıca davacı 17.12.1999 tarihli ihbarname tebliğine ilişkin belgedeki imzanın kendisine ait olmadığını savunmuş, buna karşın davalı idare 13.4.2000 tarihli ihbarı ile davacıya yeni bir süre tanınmış olup davacı da borcunu bu süre içinde ödemiştir. Davacı telefon borçlarını Vakıfbank aracılığı ile ödediğinden bankanın o aya ilişkin ödemeyi zuhulen yapmadığını bilemez. Borcu olduğunu öğrendiği an bunu derhal ödemesi karşısında davacının manevi tazminat talebi dışındaki davasının, idareyi zorlayacak nitelikte karar oluşturmamak suretiyle kabulüne karar vermek gerekirken, davanın reddine dair hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bentte yazılı nedenlerle sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy