(4721 S. K. m. 2) (634 S. K. m. 34)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalıdan 22.11.1999 tarihinde Emlak Bankası Elvankent dükkanlarından 98 ve 99 nolu dükkanları satın aldığını, gayrimenkullerin adına tescil edildiğini, ancak müteaddit defa bankaya başvurduğu halde dükkanların kendisine teslim edilmediğini, ihtarının sonuçsuz kaldığını ileri sürerek, satış tarihinden bu yana dükkanları işletmeye açamaması nedeniyle kar kaybı olarak 500.000.000'er TL. den 1.000.000.000 TL ve dükkanların değer kaybı olarak da 500.000.000 TL. dan 1.000.000.000 TL. nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının da kabul ederek imzaladığı gayrimenkul satış şartnamesinin (H) maddesine göre bankanın teslim tarihine yönelik bir taahhüdünün bulunmadığı, bağımsız bölümün geç teslim edilmesini gerekçe gösterilerek bankadan hiçbir şekilde hak talebinde bulunulamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, satış şartnamesinin (H) maddesinde teslim tarihine ilişkin bankanın bir taahhüdü olmadığı, davacının geç teslimden dolayı bir hak talep edemeyeceği, kat malikleri kurulu toplantısında ortak yönetim oluşturulamadığından ortak yerlerin muhatap yokluğundan tesliminin mümkün olmadığı, davacının iddia ettiği zararın doğumunda davalı bankanın sorumluluğu olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davacının değer kaybı isteyemeyeceğine göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının 26.10.2000 tarihinde davalı Banka' dan 98 nolu dükkan niteliğindeki iki adet bağımsız bölümü satı satış bedellerini ödediği uyuşmazlık konusu değildir. Çeşitli zamanlarda başvurusuna rağmen bu bağımsız bölümlerin kendisine teslim edilmediği, davacının Ankara 26. Noterliği' nden çekilen 29.11.2000 tarihli ihtarnamesine davalı bankanın 20.12.2000 tarihli cevabında ...bağımsız bölümlerin ilgili birimin teknik elemanlarınca gerekli incelemelerinin yapıldığı ve ilgili bağımsız bölümlerde sahibine teslimini engelleyecek hiçbir eksiklik tespit edilmediğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. Her ne kadar davacının da kabul edip imzaladığı satış şartnamesinin (H) maddesi hükmünde "teslim tarihine yönelik bankanın herhangi bir taahhüdünün bulunmadığını, bağımsız bölümün geç teslim edilmesini gerekçe göstererek bankadan hiçbir şekilde herhangi bir hak talebinde bulunmayacağını alıcının kabul, beyan ve taahhüt ettiği" yazılmış ise de satışın 26.10.2000 tarihinde yapılıp 5.2.2001 dava tarihine kadar hiçbir eksiği bulunmadığı bildirilen dükkanların davacıya teslim edilmediği de sabittir. M.K. 2. maddesi gereğince herkes haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz. Davalı satıp, satış bedelini peşinen aldığı bağımsız bölümlerin hiçbir eksiği olmadığı halde davacıya satış şartnamesinin (H) maddesindeki sorumsuzluk şartına dayanarak teslimini geciktiremez.
Davacının satın aldığı bağımsız bölümlerin bulunduğu çarşıda 28 dükkanın satıldığı 104 adedinin ise satılamayıp Emlak Yapı A.Ş. ye devredildiği, kat malikleri kurulu toplantısında yönetim oluşturulamadığı için ortak yerlerin teslim edilmediği davalı yanca savunulup mahkeme kararında da kabul edilmiştir. Oysa 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasası' nın 34 ve müteakip maddeleri yönetici atanmasının nasıl yapılacağını düzenlemiştir. Kat Malikleri Kurulu toplantısında kat malikleri yönetiminde anlaşamaz veya toplanıp bir yönetici atayamazlarsa nasıl hareket edileceği adı geçen yasanın 34/6. maddesinde gösterilmiştir. Davalı banka veya 104 bağımsız bölümün devredildiği Emlak Yapı A. Ş. bu yollara başvurarak bir yönetici atanmasını istemeden ortak yerlerin teslim edileceği bir yönetim oluşturulamadığı gerekçesiyle sattığı bağımsız bölümlerin tesliminden kaçınamaz. Bu nedenle davalı dükkanların teslim edilmemesinden kar kaybından doğan zararlardan sorumludur.
Mahkemece bu yön gözetilerek davacının ibaret olduğu araştırılarak sonucuna uygun gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın reddine usul ve yasaya aykırı olup, karar bozulmalıdır.
Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte gösterilen nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy