(818 S. K. m. 44, 98)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, 1.7.1997 tarihli sözleşme ile kiracı olan davalının, mecuru hor kullanım sonucu hasarlı bir vaziyette 29.8.2000 tarihinden tahliye ettiğini ve mecurun ancak 16.11.2000 tarihinde yeniden kiraya verilebildiğini bildirerek, 920.227.000TL. hasar bedeli ile 2,5 aylık kira kaybı zararı ve aylık 10.000.000TL. aidat da dahil olmak üzere 900.000.000TL. tazminatın faizi ile ödetilmesini istemiştir. Davalı, mecuru hasarsız bir şekilde tahliye ettiğini ileri sürerek davanın reddini dilemiş, karşı dava ile de, 1500 Dolar depozitonun faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece 604.805.000TL. hasar bedeli ile 20 günlük tamirat süresi için kira kaybı 200.000.000.TL. nin dava tarihinden yasal faizi ile davalıdan tahsiline, karşı davanın da kabulü ile, 1500 Dolar depozitonun davacıdan alınıp davalıya verilmesine, karşı dava tarihindeki harca esas değeri l.017.000.000.TL. üzerinden değişen oranlarda yasal faiz uygulanmasına, karar verilmiş; hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının, davacıya ait mecurda 1.7.1997 tarihli, l yıl süreli kira sözleşmesi ile kiracı olduğu ve davalı kiracının mecuru 29.8.2000 tarihinde tahliye ettiği, taraflar arasında uyuşmazlık konusu değildir. Davacı, mecurun tahliye tarihinden itibaren ancak 2,5 ay sonra kiraya verebildiğini ileri sürerek, buna ilişkin kira kaybının da tahsilini istemiştir. Oysa yerel mahkeme, bu konuda, olumlu ya da olumsuz bir karar vermemiştir. Kural olarak kiracı erken tahliye halinde kira dönemi sonuna kadarki kiralardan kiralayana karşı sorumludur. Ancak kiralayanın boş durmayıp, mecuru yeniden kiraya vermek için gerekli çabayı göstermesi gerekir. (BK.98. maddesi delaletiyle. 44.maddesi hükmü).Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek, aylık kiranın kaç para olduğu hususunda, davacıdan delilleri sorulup, bunun belirlenmesinden sonra aynı şartlarda mecurun ne kadar zamanda kiraya verilebileceği, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli bilirkişi raporu ile belirlenmesi gerekir. Açıklanan bu yönler araştırılmadan ve bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi, hükmün davacı yararına bozulmasını gerektirir.
3-) Davalı, karşı davasında depozito olarak verdiği 1500 Doların tahsilini istemiş olup, mahkemece buna ilişkin davanın kabulüne karar verilmekle birlikte, dava tarihinden itibaren o günkü kur üzerinden değişen oranlı faize hükmetmiş olması da 3095 sayılı yasaya aykırıdır. Mahkemece davalı alacağına 3095 sayılı Kanuni Faiz Ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'a 3678 sayılı Kanunla eklenen 4-a maddesine göre, yabancı para borcuna devlet bankalarının o yabancı para ile açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanması gerekirken, bu yönün gözetilmemiş olması hükmün bozulmasını gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının tüm, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 04.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy