(5434 S. K. m. 120) (2004 S. K. m. 67)
Dava ve Karar: Taraflar arasındaki iptal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Davacı, dava dışı üçüncü şahsa verilen tıbbi cihaz karşılığı fatura tanzim edildiğini, üçüncü şahsın bu tıbbi cihaz karşılığı olarak davalı kurumdan olan alacağını kendilerine temlik ettiğini, ancak davalı kurumun bu temliknameye rağmen fatura ve temlik miktarı olan parayı ödemediği gibi icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile icra inkar tazminatının tahsilin istemiştir.
Davalı, 5434 sayılı yasanın 120. maddesi gereğince istihkakların temlik edilemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemenin 14.3.2001 tarihli kararı ile temlikin geçerli olmadığından bahisle davanın reddine dair kararı davacının temyizi üzerine dairemizce 5434 sayılı yasanın 120/son maddesinin maaş ve benzeri istihkaklarla ilgili olup, davalı kurumun iştirakçileri için ödemekle yükümlü bulunduğu sağlık harcamalarını kapsamaz gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; davacının 78.741.000 TL. nı temlik alıp buna göre fatura düzenlemesine rağmen 784.410.000 TL. üzerinden icra takibinde bulunduğu ve bu durumu yargılama aşamasında da devam ettirdiği, bu nedenle fatura miktarından fazla bedel için icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğundan bahisle 78.741.000 TL. üzerinden itirazın iptaline fazla talebin reddine, reddedilen kısım üzerinden davalı lehine %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça da temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının, üçüncü şahıstan temliken aldığı alacak miktarının ve buna dayalı olarak düzenlediği fatura miktarının 78.741.000 TL. olduğu bariz bir şekilde belli olduğu gibi, bu husus tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Ancak davacı bu miktarı takip talepnamesine yazarken sehven 784.410.000 TL. olarak yazdığını savunmaktadır. Yapılan bu yanlışlığın bariz bir şekilde belli olması, davalının da ödeme emri ve elindeki temlikname ve fatura kendisine tebliğ edilmiş olmasına rağmen bu yanlışlığın farkına varmaması ve bu yanlışlığın bilirkişi raporu ile ortaya çıkması karşısında, davacının bu duruma bilerek ve isteyerek ve kötüniyetli olarak sebep olmadığı, sehven bu şekilde bir takip talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Kaldı ki davanın reddine dair verilen 14.3.2001 tarihli kararda davalı lehine icra inkar tazminatına da hükmedilmemiş ve bu hususu davalı temyiz de etmemiştir. Bu durumda davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi davacı yararına oluşmuş usulü müktesep hakka da aykırılık teşkil eder. Mahkemenin bu yönleri gözardı ederek reddedilen kısım üzerinden davalı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
3- Davacı dava dilekçesinde icra inkar tazminatı isteğinde de bulunmuştur. Mahkemece bu hususta olumlu veya olumsuz bir karar verilmemiştir. Dava konusu alacak değerlendirildiği de likit ve muayyen olduğu, davalının tek başına yapabileceği bir incelemeyle borç miktarını saptayabileceği anlaşılmaktadır. Bu itibarla davacı yararına hükmedilen miktar üzerinden %40 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece bu yönünde gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden usulün 438/7 maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bent uyarınca mahkeme kararının karar başlıklı birinci bendinin 6.satırından itibaren başlayan (78.741.000 TL. bedelli fatura yerine haksız ve fahiş suretle fazlalık oluşturan 787.410.000 TL. tutarında takip talepnamesinin düzenlenmesi ve davaya konu edilmesi ve yanlışlığın yargı süreci boyunca sukutla korunması son celsede bilirkişi raporu üzerine bunun dile getirilmesi mahkemece kötü niyet eseri kabul edildiğinden aradaki farkı oluşturan 708.669.000 TL. üzerinden davalı yanın istemi gibi % 40 oranıyla takdir edilen 283.467.600 TL. kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine) söz ve rakamlarının bütünüyle karardan çıkartılarak yerine aynen (kabul edilen 78.741.000 TL. üzerinden hesaplanacak %40 oranındaki icra inkar tazminatının davalı kurumda alınarak davacıya verilmesine) söz ve rakamlarının yazılmasına, kararın bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, peşin harcın onama harcından çıkartılmasına, 29.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy