(818 S. K. m. 539)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, mülkiyeti kendisine ait olan taşınmazını dava dışı Fenerbahçeliler Kulübüne kiraya verdiğini, Fenerbahçeliler Kulübünün de kiralananın işletme hakkını davalıya devrettiğini, davalı ile adi ortaklık şeklinde bu yeri birlikte işletmek amacıyla sözleşme düzenlediklerini, 1.6.1999 günü ortaklıktan ayrıldığını, aralarındaki sözleşme gereğince davalının ortaklıkta bırakılan demirbaşlar karşılığında kendisine 3000 Amerikan doları ödemesinin gerektiğini ileri sürerek bu paranın karşılığı olan 1.590.000.000 TL.nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının ortaklığın içinde bulunduğu taşınmazını satması nedeniyle yeni malik tarafından tahliye edildiklerini, ortaklığın sona ermesine davacının taşınmazını üçüncü şahsa satmasının neden olduğunu, bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan cezai şart mahiyetindeki 3000 Amerikan dolarının istenemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, ortaklığın sona ermesine davacının ortaklığın faaliyette bulunduğu taşınmazını 3. şahsa satmasının neden olduğu, bu durumda sözleşmede kararlaştırılan 3000 Amerikan dolarının istenemeyeceği gerekçe gösterilerek davanın reddine, davacının demirbaşlar konusunda dava açmakta muhtariyetine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında düzenlenmiş bulunan 3.11.1998 tarihli sözleşmede ortaklığa ait emtia ve demirbaşlar 11 kalem halinde sıralanmış ve taraflar arasında anlaşmazlık çıkması halinde ortaklıktan ayrılan kişiyle bu demirbaşlar karşılığında 3000 Amerikan doları ödeneceği kararlaştırılmıştır. Toplanan delillerden ortaklığa ait işletmenin de içinde bulunduğu taşınmazın davacı tarafından dava dışı üçüncü şahsa satılması nedeniyle ortaklığa fiilen son verildiği ve sözleşmede yer alan ortaklık mallarının tamamının davalı elinde kaldığı, bu demirbaşlar dışında başka konularda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı anlaşıldığı gibi 4.6.2001 günlü oturumda isticvabı sırasında davalı elinde bulunan demirbaşları davacı ile paylaşmaya hazır olduğunu beyan etmiştir. Bu durumda ortaklığın sona ermesine neden olan davacının sözleşmede kararlaştırılan 3000 Amerikan dolarını istemesine yasal olarak olanak yoksa da ortaklığa ait emtia ve demirbaş bedelinden hissesine düşen kısmı istemesini engelleyen bir hüküm bulunmamaktadır. Öyleyse mahkemece, çoğun içinde azda vardır kuralı da göz önünde bulundurularak sözleşmede gösterilen demirbaş ve emtianın keşfen bilirkişi aracılığıyla neler olduğu ve kıymetleri tesbit edilmeli ve bunların taksimi mümkün ve taraflarda taksimde anlaşabilirlerse aynen taksimine, şayet taraflar taksim hususunda anlaşamazlarsa o taktirde ortaklık konusu demirbaş ve emtianın satılmasına karar verilerek hasıl olacak meblağdan her bir ortağa isabet eden miktarın taraflara ödenmesine karar verilmelidir. Adi ortaklığın bu şekilde tasfiyesi bizzat mahkemece icra edilmesi gerekirken bu hususun gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte belirtilen nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte belirtilen nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 07.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy