(2004 S. K. m. 68, 72) (818 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalının evinde kiracı olduğunu, kira bedellerini ödediği halde yapılan icra takibi sonucu, Eylül-Aralık 1998 ve Ocak-Haziran 1999 olmak üzere toplam 10 aylık kira bedelini yeniden ödemek zorunda kaldığını, oysa 1998 yılı kiralarının kira kontratı arkasına imza almak suretiyle, Ocak, Şubat, Mart, Nisan ve Mayıs 1998 kiralarını elden ve Haziran 1999 ayı kirasını da PTT yolu ile ödediği halde mükerrer tahsil edildiğini, ayrıca Temmuz 1999 ayı kirasını da hem tevdi mahalline hem de PTT yolu ile iki kez ödediğini ileri sürerek toplam 542.000.000 TL.nin 20.9.1999 tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, mükerrer ödeme olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 107.500.000 TL.nin tahsiline karar verilmiş; hüküm her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bentler dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında kira ilişkisi olduğu, davacının davalıya ait mecurda kiracı olduğu, uyuşmazlık konusu değildir. Davacı mükerrer ödediği, Eylül-Aralık 1998, Ocak-Haziran 1999 ve Temmuz 1999 aylarına ait kira paralarının istirdadını istemiştir. Davalı bu aylara ait kira paralarının ödenmediğini, 15.8.1999 başlangıç tarihli yeni kira sözleşmesi düzenlendiğini, bu sözleşmenin arkasında aylık kiraların ödendiğine dair herhangi bir açıklama bulunmadığını, ilk kira sözleşmesi arkasındaki imzaların kendisine ait olmadığını savunmuş, temyiz dilekçesinde ise sadece Haziran 1999 ayı kirasının mükerrer ödendiğini kabul etmiştir.
Kiracının, kira bedellerini ödediğini yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Her ne kadar 1.1.1998 tarihli kira sözleşmesi daha sonra feshedilerek yeni bir kira sözleşmesi yapılmışsa da, ilk kira sözleşmesi arkasında yazılı açıklamada, dava konusu Eylül-Aralık 1998 aylarına ait kiraların alındığını gösteren yazı ve imzalar bulunmaktadır. Sözleşmedeki bu imzaların davalıya ait olması halinde, kira sözleşmesindeki alındı belgesi makbuz hükmü niteliğini taşır. Davalı, bu belgedeki imzayı inkar ettiğine göre mahkemece bu yön üzerinde durulup, HUMK 308 vd. maddeleri gereğince, imzaları alınıp var ise tatbike medar imzaları ile birlikte, aynı el mahsulü olup olmadığı belirlenmeli, bu aylara ilişkin talebin hasıl olacak sonuca göre değerlendirilip hükme bağlanması gerekir. Bu yönün gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3- Davacı, Temmuz 1999 ayı kira parasını da, hem konutta ödemeli makbuz ile PTT aracılığı ile hem de tevdi mahalline yatırdığını ileri sürerek bunlara ilişkin belgeleri ibraz etmiştir. Mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemesi de usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bent gereğince davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 ve 3. bentlerde yazılı nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yaranına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.4.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy