(2942 S. K. m. 5, 21)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Hadime Selmanlı gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalı Belediyenin başlattığı, "kendi evini kendin yap" projesine müracaatının kabul edilmesi üzerine arsa bedeli olarak 8.500.000 Tl. ödediğini, Belediye tarafından proje kapsamında 32.532 ada 10 parsel sayılı taşınmazın ½ hissesinin adına tahsis edildiğinin bildirildiğini ancak daha sonra davalı tarafça, proje kapsamındaki taşınmazların kamulaştırılmasından vazgeçildiği ve projenin hukuki kıymetinin kalmadığının bildirildiğini ileri sürerek, ödemiş olduğu 8.500.000 Tl. ve arsanın satış tarihindeki değeri ile dava tarihindeki değeri arasındaki fark olan 7.500.000.000 Tl. munzam zararının yasal faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 8.500.000 Tl. arsa bedeli ve 5.426.625417 Tl munzam zararın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafça temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı K... Belediye encümeninin 19.10.1995 tarihli kararı ile proje kapsamındaki dava konusu parselin kamulaştırılmasından vazgeçilmesine, 10.3.1994 tarihli kamu yararı kararının iptal edilmesine karar verilmiştir. Davacıya bu kararın bildirildiği tarih, ifanın imkansız hale geldiği tarihtir. Davacı ifanın imkansız hale geldiği tarihteki arsanın ikame değerini isteyebilir. Mahkemece, ifanın imkansız hale geldiği tarihin saptanarak buna göre ve bu tarih itibariyle dava konusu arsanın rayiç değerinin bilirkişi marifetiyle tespit ettirilerek bu bedele hükmedilmesi gerekir. Değinilen bu yönün göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: 1.nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy