(1163 S. K. m. 59) (818 S. K. m. 162, 364, 366)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı T... Mensupları Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olan taşınmaz üzerindeki yapılmakta olan binadan satış vaadi sözleşmesine istinaden yaptığı konutlardan 5 nolu daireyi 5.10.1992 tarihli sözleşme ile davalıya sattığını, aralarındaki sözleşmeye göre daire satış bedeli dışında inşaat devam ettiği sürece kooperatif üyeleri gibi imar aidatı ödenmesi ve kooperatif genel kurulun belirlediği genel giderlerin davalı alıcı tarafından ödenmesi konusunda anlaştıkları halde davalının 1998-1999-2000 yılı imar aidatları ve genel giderleri olarak ödemesi gereken meblağı ödemediğinden toplam 697.245.000 TL alacağın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile beraber tahsilini talep etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde kendisinden istenen ödemelerin yersiz ve haksız olduğunu, sorumluluğunu aşan şekilde aidat tahakkuk ettirildiğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece dava konusu imar aidatı ve genel giderleri ancak T... Mensupları Yapı Kooperatifinin istemeye yetkisi olduğundan davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dava dışı kooperatif ile yapmış olduğu eser sözleşmesi gereğince kendisine düşen bağımsız bölümü davalıya satması alacağın temliki niteliğinde olup B.K. 162. ve sonraki maddeleri gereğince geçerlidir. Taraflar arasındaki 5.10.1992 tarihli sözleşmeye göre davalı bu daireyi 23.300 mark bedel karşılığı satın almış, satış bedeli ödendikten sonra inşaat bitinceye kadar kooperatif üyesi gibi imar aidatı ve kooperatif genel kurulunca tespit edilen genel giderleri ödemeyi üstlenmiştir. Dosyadaki belge ve yazılara göre davalının kooperatif ortağı olmadığı ancak davacının ortak olduğu anlaşılmıştır. Satışa konu hisseye tekabül eden oranda davalı davacının kooperatife ödemekle yükümlü olduğu ve sözleşme ile ödemeyi üstlendiği miktardan sorumludur. Mahkemece davacının ödemekle yükümlü olduğu imar aidatı ile genel giderler belirlenerek bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan gerekçelerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.04.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy