(743 S. K. m. 634) (4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 61, 213)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Duygu Buğdaycıgil ve Semra Kalyoncu gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan 31.7.1997 tarihli satış protokolü ve 1.8.1997 tarihli gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 12 nolu daireyi satın alıp, 31.7.1997'de 1500 dolar, 4.8.1997'de 2500 dolar olmak üzere toplam 4000 dolar ödeme yaptığını, kalan 4000 doları da ödeyip karşılığında 4.8.1997 vade tarihli 6500 dolar bedelli bonoyu geri aldığını, ancak dairenin sözleşmede öngörülen sürede teslim edilmediği gibi, 3. bir şahsa satış yapılıp tapusunun devredildiğini belirtip, ödediği toplam 8000 dolar satış bedelinin ve 1.840.000.000 TL kira bedelinin faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalılar, davacının sadece 4000 dolar kaporayı ödediğini, 6500 dolar bedelli bir senedin düzenlenmediğini ve karşılığında başka bir ödeme yapılmadığını, daire davacıya teslim edildiği halde kalan ödemeler yapılmadığından akdin feshedildiğini, bu nedenle davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık gayrimenkul satış vaadi sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı, davalı Yılmaz Ö. marifetiyle satın aldığı taşınmaz bedeline karşılık yaptığı ödemeler toplamı 8000 dolar ile süresinde daire teslim edilmediğinden kira kaybının tahsilini istemiştir. Davalılar da davacıdan 4000 dolar dışında herhangi bir para almadıklarını, 6500 dolar bedelli senedin kendilerine verilmediğini bildirmişlerdir. Dosya içindeki belge ve bulgularla tarafların iddia ve savunmalarından taşınmazın taahhüt edilen tarihte teslim edilmediği anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme karşılıklı taahhütleri havi sözleşmeden olup, her iki taraf da edimini zamanında yerine getirmediğinden ve taşınmazın da sözleşmenin feshi sonucu dava dışı 3. bir şahsa satılması nedeni ile taraflar aldıklarını iade ile mükelleftirler. Mahkemece davalılar tarafından alınan 4000 dolar hakkında davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bu isteğin de reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 13.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy