(818 S. K. m .41, 50) (2918 S. K. m. 99)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, kayden maliki olduğu aracı davalıya haricen sattığını, davalının da bu aracı dava dışı üçüncü şahsa sattığını, aracı en son elinde bulunduran dava dışı Hakan Ş'ın bu araçla kaza yaptığını, zarar gören üçüncü şahsın kendisi aleyhine açtığı davada kayıt maliki olduğu için tazminata mahkum olduğunu ve zarar gören üçüncü şahsa 01.0390.000.000 TL. ödediğini ileri sürerek 01.0390.000.000 TL. nin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, kendisine husumet yöneltilmeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; davalının davacıdan aldığı aracı harici sözleşme ile dava dışı üçüncü şahsa sattığı, geçersiz sözleşme nedeniyle tarafların aldıklarını iade ile yükümlü oldukları gerekçesiyle davanın kabulüne, 01.0390.000.000 liranın davalıdan tahsiline, davalının üçüncü şahıslara rücu hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı bu davada; kayden malik olduğu ve haricen sattığı trafikte kayıtlı aracı elinde bulunduran kişinin yaptığı kaza nedeniyle üçüncü şahsa ödediği tazminatı rucüen davalıdan tahsilini istemektedir. Aracın davacı tarafından haricen davalıya satıldığı, davalının da bu aracı dava dışı üçüncü şahıslara sattığı ve en son olarak aracı elinde bulunduran kişi tarafından yapılan kaza sonucu davacının zarar gören üçüncü şahsa tazminat ödediği, dosya kapsamından anlaşıldığı gibi, bu hususlar taraflar arasında da ihtilafsızdır. Davacının aracı haricen sattığı kişi davalı olsa dahi, davacının ödediği tazminata sebep olan kazayı yapan kişi, davalı olmayıp dava dışı üçüncü şahıstır. Dava dışı bu kişinin yaptığı kazadan mütevellif meydana gelecek hasarları ve tazminatı davalının üstlendiğine dair yazılı bir belge ibraz edilmemiştir. Tazminata sebep olan trafik kazasını davalı yapmadığına göre, bundan dolayı sorumlu olması da düşünülemez. Bu itibarla, davada davalıya karşı husumet yöneltilmesi mümkün olmayıp, davacının davasını olaya sebep olan kişiye karşı yöneltmesi gerekir. Mahkemece, davanın bu nedenle reddi gerekirken, yazılı şekilde ve olaya uygun düşmeyen gerekçelerle kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 18.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy