(1086 S. K. m. 289, 356) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıya akaryakıt sattığını, bedelinin ödemediğini tahsili için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve %40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davacıdan akaryakıt almadığını bildirerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının itirazının asıl alacak ile ilgili olarak iptaline, faize ilişkin itirazın 29.629.444 TL.lık bölümü ile ilgili olarak iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalıya sattığı akaryakıt bedelinin ödenmediğini tahsili için girişilen takibe itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptali davasını açmış ve delil olarak münhasıran faturaya dayanmıştır. Davacının ibraz ettiği fatura tek taraflı düzenlendiği için yalnız başına davayı ispat için yeterli olamaz. Davacının aralarındaki hukuki ilişkiyi yasal delillerle kanıtlaması gerekir. Yargılama aşamasında davalının tanık dinletilmesine muvafakati üzerine, dinlenen şahit anlatımlarına göre davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa HUMK. 288 madde hükmüne göre müddeabihin miktarı itibariyle iddianın senetle ispat edilmesi gerekir. Ancak HUMK. 289 maddesine göre, senetle ispatı gereken hususlarda karşı tarafın kendisine bu maddeye uygun açıklama ve hatırlatma yapılmasından sonra açık muvafakati halinde şahit dinlenebilir. Hakim ancak davalıya ( kendisine ispat yükü düşen davacının iddiasını yazılı delille ispat edebileceğini, bu olayda şahit dinlenmesinin mümkün olmadığını davalı olarak şahit dinlenmesine muvafakat etmesi halinde, olayda şahit dinlenebileceği ) şeklindeki kanun hükmünü hatırlatması ve bu hatırlatmaya ilişkin hususu açıkça zapta geçirmesi, aleyhine şahit dinletilecek davalının bu açıklamalardan sonra muvafakat etmesi ve beyanını imzalanmasından sonra, şahit dinleyebilir. Olayımızda, bu yönler gözetilmeden salt davalının şahit dinlenilmesine muvafakat ettiğinden bahisle davacı şahitlerini dinlemesi ve beyanlarına itibar edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Mahkemece yapılacak iş, yukarıda açıklanan şekilde HUMK. 289. maddesine göre, davalının açık muvafakatinin alınması halinde tanık dinlenerek, dinlenen şahit beyanlarına göre hüküm kurulmalıdır. Davalının şahit dinlenmesine açık muvafakat etmemesi halinde davacı dava dilekçesinde ( vs. her türlü delil ) demek suretiyle yemin deliline dayandığından davacıya yemin delili hatırlatılarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 2.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy