(818 S. K. m. 41)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Rana Even gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 1988 yılında evlendikleri davalı ile 2000 yılında birlikte Emlak Bankasının yaptırdığı Mavişehir konutlarından bir villayı almayı kararlaştırdıklarını, villanın peşinatı olarak 10.2.2000 tarihinde yuva kredisi hesabına 111.000.000.000TL. yatırdığını ancak resmi işlemlerin davalı adına yürütüldüğünün, daha sonra aralarında geçimsizlik çıktığını ve boşanma davası açıldığını, davalının ise bankaya yatırılan 111.000.000.000 TL. nı 11.12.2000 tarihinde çektiğini ileri sürerek, bu meblağın yarısının kendisine ait olduğundan bahisle 55.500.000.000 TL. nın davalıdan faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, yuva kredisi hesabına yatırılan paranın kendisine ait villanın satış bedelinden elde edildiğini, davacının her hangi bir katkı payının bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Dosyada yer alan bilgi ve belgelerden Emlak Kredi Bankasında davalı hesabına 111.000.000.000 TL. nın 10.2.2000 tarihinde yattığı, davalının dava konusu olmayan villasının da aynı gün satıldığı, bunların dışında davacı tarafından 10.2.2000 tarihli, 2 ayrı havale ile 30.318.000.000 TL. nın davalı hesabına geçirildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece bilgisine başvurulan tanıklardan banka görevlisi davalı villasının satışı sırasında tapuda kendisine hesaba yatmak üzere paranın teslim edildiğini, villa alıcısı da yine ifadesinde davalıdan dava dışı villayı 100-110.000 Dolara satın aldığını bildirmişlerdir. Davalı tarafından villasının satışından dolayı elde edilen paranın bankaya yuva kredisi hesabına yatırıldığı açık ve belirgindir. Ne var ki, bu meblağın davalının iddia ettiği gibi 111.000.000.000 TL. nın tamamının karşılamadığından aynı gün davacının 2 ayrı havale ile hesaba toplam 30.318.000.000 TL. yatırdığı da anlaşılmaktadır. Şu hale göre davacı, ancak 10.2.2000 tarihli havalelerle bankaya ödediği paranın istirdadını isteyebilir. Değinilen bu yön gözetilerek davacının davasının bu miktar üzerinden kabulü gerekirken davanın tümden reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy