(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 125)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılara mal satıp, karşılığında çek aldığını, çekin vadesinde ibrazında karşılıksız çıktığını, davalıların ödeyeceğiz diye oyalamaları sonucunda, çekin zamanaşımına uğradığını, çek bedelini tahsil amacıyla başlattığı icra takibine itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalılar, çekin zamanaşımına uğradığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, dayanak çek zamanaşımına uğradığından davanın reddine ve davacı aleyhine %40 icra inkar tazminatına karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının 2 no.lu bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Takibe konu çek, süresinde işleme tabi tutulmadığı için zamanaşımına uğramış olup çek niteliğini kayıp etmiş olmakla bu niteliği ile yazılı delil başlangıcı sayılır. Davacı, temel ilişki olarak satış aktine dayanmıştır. Temel ilişki sözleşmeden kaynaklandığından davalı BK. 125. maddesine göre zaman aşımı 10 yıl olup takip bu süre dolmadan yapılmıştır. Ne var ki davacı tanık delillere de dayanmış olup, dinletmiş olduğu tanık, davacı iddiasını doğrular nitelikte açıklamada bulunmamış yalnızca davacıdan duyduğunu haber vermiştir. Davacı, davalılar ile aralarındaki temel ilişkiyi kanıtlayamamıştır. Ne var ki, dava dilekçesinde yemin deliline dayandığından, bu hususun kendisine hatırlatılıp hasıl olacak sonuca göre karar vermek gerekir. Değinilen yönün gözardı edilerek, yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
3- İİK. 67. maddesine göre alacaklı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için talebin haksızlığının yanında kötüniyetli olduğunun iddia ve ispat edilmesi gerekir. Davalı alacaklı davacının kötüniyetli olduğunu kanıtlayamadığından aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi de usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte yazılı sebeple diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. ve 3. bentlerle yazılı sebeplerle temyiz edilen hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 30.04.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy