(4721 S. K. m. 706) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalılar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 18.11.1997 tarihli sözleşme ile davalılardan inşaa etmekte oldukları binalardan A Blok, tip 4, 066 bağımsız bölüm nolu teras konutu 30.6.1998 tarihinde teslim edilmek üzere satın aldığını, 9.000.000.000 TL peşinatı 18.12.1997 tarihinde ödediğini, 18.12.1998 tarihine kadar da 13 adet 1537 DM. lık bonoları ödeyerek toplam 19.981 DM daha ödediğini, ancak teslim tarihi geçtiği halde konutun inşaa edilip teslim edilmediğinden 21.1.2000 tarihinde sözleşmeyi haklı olarak feshettiğini, ödediği 9.000.000.000 TL nın ve 19.981 DM. nın ödeme tarihlerinden itibaren faizleriyle akdin feshi tarihine kadar 20.000.000.000 TL ve 20.000 DM' a ulaşacağını bildirip, fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 25.000.000.000 TL. nın faiziyle tahsilini, 18.1.1999, 18.2.1999, 18.3.1999, 18.4.1999, 18.5.199 vadeli her biri 1537 DM tutarındaki senetlerin iadesini, birleşen dava ile de 21.427.000.000 TL. nın tahsilini istemiştir.
Davalı, davacının deprem nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini i sözleşmede davacının fesih hakkının olmadığını ve feshin kötü niyetli olduğunu bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin geçersiz olduğu ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalının aldığı satış bedelinin 20.1.2000 tarihinde ulaştığı değer olarak 47.027.078.000TL. nın dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında yapılan 18.11.1995 tarihli sözleşme, tapulu taşınmazın mülkiyetinin nakline ilişkin olup, M.K. 634 B.K.213 T.K. nun 26. maddelerinde belirtildiği üzere resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Hukuken geçersiz olan sözleşmeler taraflarına geçerli sözleşmelerde olduğu gibi hak ve borç doğurmaz. O nedenle davacı ancak, bu geçersiz sözleşme gereğince davalılara yaptığı ödemeleri sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sözleşmenin yerine getirilmeyeceğini öğrendiği ve sözleşmeden döndüğünü ihtarla davalılara bildirdiği 21.1.2000 tarihi itibariyle, bu ödemelerin denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca ulaştığı miktarı geri isteyebilir. Mahkemenin kabulü de bu yöndedir. Davacıda, sözleşme yerine getirilmediğinden ifa menfaatini değil, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılara yaptığı ödemelerin ulaştığı miktarı istemektedir. Öyle ise mahkemece davacının 18.11.1997 tarihinde davalılara ödediği 9.000.000.000 TL peşinatın denkleştirici adalet ilkeleri uyarınca paranın azalan alım gücü, enflasyon, tüketici fiyat endeksi, altın ve döviz kurlarındaki artışları memur maaş ve işçi ücretlerindeki artışlar gibi çeşitli ekonomik etkenlerin ortalaması alınarak 21.1.2000 tarihinde ulaştığı değer ile yine davacının ödediği 13 adet bono karşılığı toplam 19.981 DM. nın aynı tarihteki Türk Lirası karşılığı, taraf, mahkeme ve Yargıtay' ın denetimine elverişli bilirkişi raporu ile belirlenip sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken, açıklanan ilke ve esaslara uygun olmayanı yetersiz bilirkişi raporuna göre karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklanan nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 17.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy