(818 S. K. m. 249, 253)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı ve davalı Halil Kocataş avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı vekili avukat Ali Orhan ve davalı Belediye vekili avukat Ahmet Aydıner ile davacı Kadir Çelik ve vekili avukat Can Eröksüz'ün gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılardan İ... Büyükşehir Belediyesinin kendisine kiraya verdiği taşınmazlarda deri ticareti yaptığını, bitişik taşınmazın kiracısı olan diğer davalı Halil K'ın kirası altında bulunan taşınmazların çatısız damına izinsiz ve imara aykırı olarak su deposu yaptığını, davalılardan kiralayanı İ.. Büyükşehir Belediyesi ile F.. Belediyesine bir çok kez müracaatta bulunmasına ve bu davalıların yıkım kararı almalarına rağmen davalı Halil'in kaçak olarak yaptığı yapıyı kaldırmadıklarını, bir gece dükkanını anılan depodan akan suların bastığını, içindeki deri giyim eşyalarının kullanılmaz hale geldiğini, yaptırdığı tespite göre su basmasından dolayı 15.835.000.000 TL. zarara uğradığını ileri sürerek bu paranın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılardan Nazife S. oturumlara katılıp savunmada bulunmamış, diğer davalılar davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak 15.850.000.000 TL. nın davacının zararına neden olan davalı Halil K'tan tahsiline, davacının diğer davalı belediyelere karşı hizmet kusuruna dayanarak idare mahkemesinde, dava açması gerektiği gerekçe gösterilerek davalı belediyeler hakkındaki davanın görev yönünden davanın reddine, diğer davalı Nazife S'in taşınmaz maliki olmadığı hususu gerekçe gösterilmek suretiyle bu davalı hakkındaki davanın da esastan reddine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan Halil K. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre tarafların aşağıdaki ikinci ve üçüncü bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Toplanan delillerden davalılardan İ.. Büyükşehir Belediyesinin davacıya kiraya verdiği üzerinde çatısı bulunmayan taşınmazın damına davalılardan Halil K.'ın su deposu yaptığı, davacının kiralayanına bu yapının kaldırılması için yazılı olarak müracaatta bulunmasına rağmen kiralayanı İ.. Büyükşehir Belediyesinin buna engel olmadığı, neticede şamandırası bulunmayan su deposundan akan suların davacının kiralanandaki bir kısım eşyalarına ve kirasındaki dükkana zarar verdiği davacı kiracının aldığı tespit raporuna ve kira sözleşmesi ilişkisine dayanarak davalılardan İ.. Büyükşehir Belediyesine karşı da talepte bulunduğu anlaşılmaktadır. BK.249 maddesi hükmünce kiralayanı kiralananı kullanmaya elverişli bir şekilde teslim etmek ve kira süresince de bu durumda bulundurmakla yükümlü olduğu gibi aynı yasanın 253 maddesi hükmünce de kiralananın üçüncü kişinin zaptına karşı da tekeffül borcu bulunmaktadır. Davacının kiralayanı İ. Büyükşehir Belediyesine 12.2.1999 tarihinde verdiği dilekçesinde davalılardan Halil K.'ın yaptığı su deposunun kiralanana ve içindeki eşyalara zarar verebileceğini, bildirmesine rağmen, bu davalı kiralayan az yukarıda açıklanan yasa maddelerinden doğan sorumluluklarını yerine getirmemiştir. Davacı, kiracılık ilişkisine dayanarak İ.. Büyükşehir Belediyesine karşı talepte bulunduğuna göre anılan davalının kiralayan sıfatıyla davacının zararından sorumlu tutulması gerekirken bu davalı hakkındaki davanın da yazılı gerekçe ile reddedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
3-Hükme esas alınan tespit raporunda zarar gören deri giyim eşyalarının piyasa raiç bedelleri tespit edilmiş ve fakat bu eşyaların su basmasından dolayı ne miktarda zarar gördüğü, ıslanmış deri giyim eşyalarının raiç değerine hangi oranda değer kaybettiği belirlenmemiştir. 28.5.2001 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği gibi tespite konu bu eşyalar halen yerinde bulunmadığına ve davacının zilyedliğinde kaldığına göre 2.11.1999 tarihli tespit raporunu hazırlayan bilirkişi heyetinden davacı elinde kalan ve tespit tarihinde piyasa raiç değeri belirlenen davaya konu deri giyim eşyalarının su baskınından ne ölçüde etkilendiği, ıslanan bu eşyaların raiç değerlerine su basmasının ne oranda olumsuz olarak yansıdığı ıslanmış hali ile piyasa değerinin bulunup bulunmadığı belirlenmeli, belirlenen bu miktarın bulunan raiç bedelden mahsubundan sonra bakiyesine tazminat olarak hükmedilmelidir. Bu hususun göz ardı edilerek deri giyim eşyaların raiç bedeline hükmedilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle tarafların diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın ikinci bentte belirtilen nedenlerle davacı yararına, üçüncü bentte belirtilen nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının karşılıklı alınarak birbirlerine ödenmesine, 28.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy