(818 S. K. m. 17) (2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının yanında muhasebeci olarak çalışan oğlunun davalının vergi dairesine yatırması için verdiği parayı zimmetine geçirmesi sebebiyle cebir, şiddet ve baskı sonucu davaya konu senedi imzaladığını ileri sürerek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı ise bir tehdit vaki olmadan yanında muhasebeci olarak çalışan davacının oğlunun zimmetine geçirdiği paralara karşılık rızaen senedin verildiğini savunarak reddini dilemiştir.
Mahkemece davacının oğlu Hakan Yıldız'ın reşit ve mümeyyiz olup taraf ehliyetine haiz olduğundan davacı ile davalı arasında herhangi bir hukuki veya akdi ilişki bulunmadığından davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Takibe konulan senet illetten ari mücerret borç ikrarını havi belgedir. BK. 17. maddesi hükmü borcun sebebini ihtiva etmemiş olsa bile borç ikrarının geçerli olacağını hükme bağlamıştır. Dosya içindeki tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına göre senedin davacının oğlunun borcu sebebiyle verildiği anlaşılmaktadır. Davacı, ikrah iddiasına dayalı olarak eldeki davayı açmışsa da bu iddiasını kanıtlayıcı kanuni delil getirmediği gibi mahkemenin buna ait gerekçesi de temyiz edilmediğinden kesinleşmiştir. Bu halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde kabulüne karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 01.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy