(818 S. K. m. 44, 98)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı, davalının 01.4.1993 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olarak oturmakta iken, daha önceden bildirimde bulunmadan 06.7.2000 tarihinde mecuru terk ettiğini daireyi de harap vaziyette bıraktığı için altı ay gibi bir süredir yeniden kiraya verilemediğini ileri sürerek, dairenin boş kaldığı altı aylık kira bedeli ile davalının kullanımına bırakılan telefonun ödenmeyen borçları ve yine ödenmeyen elektrik, su, apartman aidatlarını da kendisinin ödediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 200.000.000 TL'nin faiziyle tahsilini istemişlerdir.
Davalı, sözlü anlaşma üzerine mecuru 06.7.2000 tarihinde boşalttığını, davacının fahiş kira istemesi nedeniyle yeniden kiraya verilemediğini, ödenmemiş telefon, su, elektrik ve aidat borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, kira dönemi bitmeden fesih hakkını kullandığını bildirmeyen kiracı davalının dava konusu aylar kira bedelinden sorumlu olduğu, ayrıca 40.600.000 TL telefon, 9.300.000 TL su ve i 1.093.000 TL elektrik borcu bulunduğu kabul edilerek toplam 1.047.000.000 TL'nin dava tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davalının, davacıya ait mecurda kiracı olduğu tarafların kabulündedir. Davacı, davalının mecuru 06.7.2000 tarihinde boşalttığını, evi harap halde bıraktığını bu nedenle 6 ay kiraya veremediğini ileri sürerek evin boşaltıldığı tarihten itibaren 6 aylık kira bedeli ile ödenmeyen elektrik, su, telefon ve aidat giderlerinin tahsilini istemiştir. Davalı, davacının evin boşaltılması için hakkında tahliye davası açması üzerine mecuru boşalttığını, herhangi bir borcu olmadığını savunmuştur. Mahkemece davalının dönem sonuna kadar ki kira parasından sorumlu olması gerektiğinden bahisle, herhangi bir araştırma yapılmadan davanın kabulüne karar verilmiştir. Oysa somut olayda davacı, evin hem hor kullanıldığını hem de erken tahliye edildiğini bu nedenle kiraya veremediğini ileri sürerek fazlaya ait haklarını saklı tutup 6 aylık kira bereli ödetilmesi yönünde talepte bulunmuştur. Dosyada yer alan belgelere göre davalının mecuru 6.7.2000 tarihinde boşalttığı anahtarının da ihtirazı kayıt konmak suretiyle davacı tarafından alındığı dosyadaki teslim tesellüm belgesinden anlaşılmaktadır.
Davacının mecuru hor kullandığına ilişkin iddiasını kanıtlaması gerekir. Bu konuda mahkemece yapılmış herhangi bir tespite de rastlanamamıştır. Davacıdan bu konudaki delilleri sorulup varsa davalının karşı delilleri de toplanmalı, normal kullanmanın dışında hor kullanmaya ilişkin bulguların açıkça ve duraksamasız belirtilmesi gerekir. Bunlardan öte davalının mecuru erken boşalttığı tartışmasızdır. Davalı, davacı ile anlaşmak suretiyle mecuru boşalttığını yasal delillerle kanıtlayamadığından dönem sonuna kadar oluşacak kira paralarından sorumludur. Ne var ki davacının da bu konuda çaba sarf etmesi gerekir.
Mahkemece aynı bedel ve şartlarda dava konusu taşınmazın ne kadar zamanda kiraya verilebileceğinin bilirkişi aracılığıyla araştırılıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 11.03.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy