(818 S. K. m. 101, 158) (2918 S. K. m. 20)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan haricen düzenlenen sözleşme ile motor satın aldığını, davalının aracın devrini vermediğini, bu nedenle ödediği satış bedelinin iadesi için giriştiği icra takibine davalının itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 40 icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karayolları Trafik Kanunun 20/d maddesi uyarınca trafikte tescilli araçların mülkiyetini nakledici nitelikte sözleşmelerin noterde yapılması zorunludur. Bu hükme aykırı olarak yapılan sözleşmeler hukuken geçersizdir. Geçersiz sözleşmeler taraflarca hak ve borç tahmil etmeyeceği için ancak verdiklerini karşılıklı olarak haksız iktisap hükümleri uyarınca geri alabilirler. Taraflar arasında araç satışına ilişkin yapılan sözleşme KTK 20/d. Maddesi uyarınca resmi şekilde yapılmadığı için geçersizdir. Geçersiz sözleşmede öngörülen ceza koşulunun da geçersiz sayılması gerekir. Çünkü ceza koşulu feri nitelikte bir borçtur ve geçerli bir esas borcu varlığına gerek gösterir. Taraflar arasında yapılan 12.10.1999 günlü oto satış mukavelesinde, araç satış bedeli 400.000.000 TL olarak belirtilmiş ve davalı, davacıya aracın kaydını vermediği taktirde 2000 DM ödemeyi taahhüt etmiştir. Davacı ise davalıdan alacağın tahsili için giriştiği icra takibinde, 980.000.000 TL asıl alacağın ödetilmesini istemiştir. Satış bedeli olan 400.000.000 TL dışında kalan 580.000.000 TL.nin cezai şart alacağı olduğunun kabulü gerekir. Sözleşme geçersiz olduğu için, geçersiz sözleşmede öngörülen cezai koşulu da geçersiz sayılacağından davacının 400.000.000 TL satış bedeli dışında kalan 580.000.000 TL isteminin reddi gerekir. Bu yönün mahkemece gözardı edilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
3-Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtariyle mütemerrit olur (B.K. 101 md). Davacının davalıyı icra takibinden evvel temerrüde düşürdüğüne dair dosyada bir delil bulunmamaktadır. O halde davacının takipte talep ettiği 158.000.000 TL işlemiş faiz talebinin de reddi gerekir. Asıl alacağa takip tarihinden itibaren faiz yürütülecek şekilde itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, mahkemece aksi yazılı düşüncelerle bu kalem isteğinde kabulü usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, temyiz olunan kararın 2. ve 3. bentte açıklanan nedenle davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 9.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy