(743 S. K. m. 2) (1086 S. K. m. 363)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belirli günde davacı vekili avukat Sevil Aracı gelmiş sair taraftan gelen olmadığından onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı Belediyenin kendi evini kendin yap II. etap adı altında bir proje başlattığını, kamu kurumu olan davalıya güvenerek toplam 8.500.000TL. ödemede bulunduğunu, adına tahsisi edilen arsanın tapusu ve inşaat ruhsatının verilmesi için davalıya zaman zaman yazılı ve sözlü müracaatta bulunduğunu, en son 22.6.2001 günlü dilekçesine verilen 3.7.2001 günlü cevabı yazıda kamulaştırma ve projeden vazgeçildiğinin bildirildiğini, zarara uğradığını bildirerek, satış bedeli olarak ödediği 8.500.000TL. ile arsanın rayiç değerine göre belirlenecek munzam zararı 6.500.000.000TL. olmak üzere toplam 6.508.500.000TL.nin temerrüt tarihi olan 22.6.2001 gününden itibaren mevduata uygulanan en yüksek reeskont faizi ile birlikte davalıdan alınmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 5.340.972.223TL.nin dava gününden geçerli olmak üzere kanuni faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalı Belediyenin başlattığı kampanyaya katılarak kendisine tahsis edilecek arsa karşılığı 8.500.000TL. ödemede bulunduğunu, 22.6.2001 günlü dilekçesine verilen 3.7.2001 günlü cevapla kendi evini kendin yap II. etap projesinin iptal edildiğini, bu sebeple arsanın verilmeyeceğinin bildirildiğini, zarara uğradığını ileri sürerek, arsa rayiç değeri ile ödediği bedelin tahsilini istemiştir.
Davalı bir kamu kurumudur. Davalının kamuya sunduğu bu nitelikteki bir işlemde, devletin güvenilir olması asıl olduğundan kendi kusurundan kaynaklanan imkansızlık, objektif kusursuzluk olarak kabul edilemez. MK. nun 2. maddesine göre de, sözleşmenin geçersizliğinden söz edilemez. Bu nedenle, davalı idarenin davacının zararını tazmin etmesi gerekir. Davacının zararı, edimin imkansız hale geldiğini öğrendiği tarihteki, davalının vermeyi taahhüt ettiği arsanın değeri kadardır. Hükme esas alınan bilirkişi raporu hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Mahkemece yeniden uzman bilirkişi marifetiyle keşif yapılarak, davacının ifanın imkansız hale geldiğini öğrendiği gün olan 3.7.2001 tarihindeki arsanın rayiç bedeli belirlenerek, bu miktara hükmedilmesi gerekirken, yazılı biçimde hüküm tesisi usul ve kanuna aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarda açıklanan 1.bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, temyiz edilen kararın 2. bentte açıklanan sebeple davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 13.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy