(1086 S. K. m. 236, 287, 288, 344) (2004 S. K. m. 67)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, manifatura ve tuhafiye işiyle uğraştığını, davalının kendisinden 2000 yılı içerisinde çeşitli giyim eşyaları aldığını, ancak toplam 977.450.000 TL. bedel ile önceden kalan 56.000.000 TL. borcunu ödemediğini yaptığı icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptalini ve 1.593.000.000 TL. alacağının kanuni faizi ile tahsilini istemiştir.
Davalı, davacıdan 530.000.000 TL. değerinde mal alıp bedelini ödediğini, oğlunun kendisinden habersiz davacıdan mal aldığını, bundan sorumlu bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun gerektirici sebeplere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı, davalıya 977.450.000 TL.'lık mal sattığını, önceden kalan 56.000.000 TL. ile birlikte davalının borcunun 1.033.000.000 TL. olduğunu bu bedelin ödenmediğini bildirerek bu miktarın faiziyle birlikte tahsili için yaptığı icra takibine vaki itirazın iptalini istemiştir. Davalı ise davacıdan 530.000.000 liralık mal aldığını bedelini ise ödediğini savunmuştur. Bu halde davacı, davalıya 530.000.000 TL.'nın üzerinde kalan miktarda mal sattığını kanuni delilerle ispatlamak zorundadır. Davacı bu iddiasını kanıtlayacak yazılı delil ibraz etmemiştir. Bu itibarla davalının aldığını iddia ettiği 530.000.000 TL. üzerindeki mal satışına ait davacı iddiasının kanıtlandığı kabul edilemez. Ancak bağlantılı bileşik ikrarda bulunan davalıda aldığını ve ödediğini kabul ettiği 530.000.000 TL.'nı ödediğini yazılı belge ile ispat etmek zorundadır. İspat yükü kendisine düşen davalının mahkemenin sorması üzerine davacının kendisine teklif ettiği yemini eda etmesi hukuki sonuç doğurmaz, davalı savunmasının ispat edildiği anlamına gelmez. Mahkemece davalıdan savunmasında bahsi geçen 530.000.000 TL.'nı ödediğine dair var ise belge ve delilleri sorulup, alınmalı ve değerlendirilerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmelidir. Mahkemenin bu yönü göz ardı ederek yazılı şeklide davanın tümden reddine karar vermesi usul ve kanuna aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda birinci bentte açıklanan sebeplerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine ikinci bentte açıklanan sebeple temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 27.05.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy