(1086 S. K. m. 293)
Dava: Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, dava dışı Şeref A'a harici sözleşme ile aracının sattığını, güvence olarak da alıcıya teminat senedi verdiğini, aracın resmen devri yapıldığı halde, dava dışı Şeref A'ın bu teminat senedini davalıya verdiğini, davalının da teminat yazısını keserek senedi icra takibine koyduğunu öne sürerek bu senet nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine ve senedin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, takibe konu senedin yazılı delil başlangıcı olarak kabul edilmesi ve dinlenen tanık beyanlarına dayanarak senedin teminat senedi olduğu sonucuna varılarak, davanın kabulüne karar verilmiştir. Bir belgenin yazılı delil başlangıcı sayılması için HUMK'nun 293. maddesi gereğince, davalı tarafından verilmiş olması gerekir. Dava konusu senet, davacı tarafından imzalanıp verilmiş bir belge olduğundan, davalı aleyhine yazılı delil başlangıcı sayılamaz ve bu nedenle dinlenen tanık beyanlarına itibar edilerek hüküm kurulamaz.
Senet metninde bedelinin nakden alındığı yazılı bulunduğuna göre, senedin teminat senedi olduğunu davacının kanıtlaması gerekir. Davacı bunu yasal delillerle kanıtlayamadığına göre, davanın reddi gerekir. Ne varki davacı dava dilekçesinde her türlü kanıt diyerek yemin deliline dayandığından, davacıya karşı tarafa yemin teklif hakkı hatırlatılmalı ve sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde davanın kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 06.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy