(4077 S. K. m. 4, 13)
Dava: Taraflar arasındaki ayıplı mal davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
Karar: Davacı, davalıdan 26.3.1999 tarihinde satın aldığı L... Vega 2110 S..marka otonun sürekli yağ eksilttiğini, bakım için servise götürdüğünde motorun rektefe edildiğini ve yapılan işlem nedeniyle 182.550.420 TL alındığını ileri sürerek aracın motorunun yenisi ile değiştirilmesini, tahsil edilen 182.550.420 TL ile 300.000.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, 1 yıllık garanti süresi geçtiğinden onarım ücreti alındığını, davacının ihtirazi kayıtsız ödeme yapıp otoyu teslim aldığını, aracın ayıplı olmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece aracın ayıplı olmayıp kullanıp hatası nedeniyle hararet yaptığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan davacının diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4077 sayılı yasanın 13 ve 4. maddelerinden kaynaklanmaktadır. Yasanın 4. maddesi "satıcı daha uzun bir süre için garanti vermemiş ise, ayıplı maldan ve ayıplı malın neden olduğu her türlü zararlardan dolayı açılacak davalar, ayıp daha sonra ortaya çıkmış olsa bile malın tüketiciye teslim
tarihinden itibaren 2 yıllık zamanaşımına tabidir" hükmünü getirmiştir. Dosyada yer alan ve davacı tarafından ibraz edilen servis belgesinde aracın yağ damlattığının belirlendiği ve arızanın giderilerek teslim edildiği açıklanmıştır. Bu olguya davalı da karşı koymamaktadır. Hükme dayanak alınan bilirkişi raporunda arızanın 37.119 km yol katetmesi ve bu zamana kadar arıza yapmaması nedeniyle son arızanın kullanım hatasından kaynaklanabileceği ileri sürülmüştür. Oysa bilirkişi raporunun net ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde açık olması gerekir. Davacı, bu bağlamda aracın yağ eksiltmesinden dolayı müteaddit defalar servise başvurduğunu bildirmiştir. Buna ilişkin belgeleri istenip servis kayıtları üzerinde gerekli araştırma yapıldıktan sonra aracın yağ kaybı nedeniyle motor aksamında meydana gelen arızaların gizli ayıptan mı yoksa kullanım hatasından mı kaynaklandığına ilişkin somut bulgulara göre değerlendirme yapılıp taraf ve yargı denetimine elverişli rapor alındıktan sonra hüküm kurulması gerekir. Değinilen bu yönler gözetilmeden eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 15.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy