(818 S. K. m. 8, 238) (1086 S. K. m. 76)
Dava: Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılar tarafından kuaför yarışması düzenlendiğini, kazanana İtalya Seyahati verileceğinin duyurulduğunu, yarışmayı kazandığını, ödülün verilmediğini ileri sürerek ödülün verilmesinin sağlanması olmazsa 1500 Dolar karşılığı 824.000.000 TL.nın faizi ile ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, BK.238.maddesine göre bağışlama taahhüdünün yazılı olması gerektiği halde taraflar arasında yazılı taahhüt olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-HUMK.nun 76.maddesi uyarınca bir dava da tarafların ileri sürdükleri maddi olgulara uygulanacak hukuk kuralını bulmak ve uygulamak hakimin doğrudan görevidir. Tarafların yapmış oldukları hukuki nitelendirmeler hakimi bağlamaz. Davada ileri sürülen maddi vakıalar'dan taraflar arasındaki hukuki ilişkinin bağışlama taahhüdü olmayıp Borçlar Kanunu 8.maddesinde belirtilen aleni mükafaat vaadi olduğu anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın bu madde kapsamında kaldığı anlaşıldığından davacı ve davalıların delilleri toplanıp hasıl olacak sonucuna göre karar vermek gerekirken, somut olaya uygun düşmeyen Borçlar Kanunu 238.maddesi uygulanmak suretiyle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda birinci bent gereğince hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ikinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy