(2004 S. K. m. 67) (7201 S. K. m. 21) (Tebligat Tüzüğü m. 28)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı kooperatife ait sitenin iskana açıldığını diğer davalı Nilgün Kınay'ın kat maliki olduğunu, yönetim kararı ile toplanan gider payının ödenmediğini, yaptıkları icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline, alacağın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, cevap vermemiş, duruşmaya gelmemiştir.
Mahkemece, kooperatif aleyhine açılan davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı Nilgün Kınay tarafından temyiz edilmiştir.
1- Kendisine tebligat yapılacak kimsenin gösterilen adreste bulunmaması halinde tebliğ memurunun ne şekilde işlem yapacağı 7201 sayılı tebligat kanunun 21. maddesinde ve Tebligat tüzüğünün 28 maddesinde gösterilmiştir. Kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmadığı takdirde tüzüğün 28 maddesi uyarınca tebliğ memuru adreste bulunmama sebebini bilmesi muhtemel komşu, yönetici, kapıcı, muhtar, ihtiyar kurulu veya meclis üyeleri zabıta amir ve memurlardan tahkik ederek, beyanlarını tebliğ tutanağına yazıp imzalatması, imzadan çekinmeleri halinde de bu durumu yazarak imzalaması gerekir. Muhatabın adreste bulunmaması bu şekilde tespit eden tebliğ memuru, muhatap adresten geçici ayrılmış ise tebliğ olunacak evrak, o yerin muhtar veya azasından birine ve yahut zabıta amir ve memuruna imza mukabili teslim eder ve tesellüm eden kimsenin adresini ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber adreste bulunmama halinde tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de en yakın komşularından birine, varsa yönetici veya kapıcıya bildirir. Dava dilekçesinin tebliği davalı Nilgün Kınay'a yukarıda açıklanan biçimde yapılmadığından geçersizdir. Davalının savunma hakkı kısıtlanmıştır. Savunma hakkını kısıtlar şekilde yargılama yapılarak karar verilemez. Usule uygun taraf teşkili yapılarak davalı savunması ve delilleri incelenip sonuca uygun karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönler gözardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2- Bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Birinci bent gereğince hükmün davalı Nilgün Kınay lehine BOZULMASINA, ikinci bent gereğince diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 14.03.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy