(634 S. K. m. 20) (6570 S. K. m. 16) (818 S. K. m. 161)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı vakfa ait taşınmazda, davalıların 1.3.1997 tarihli kira sözleşmesi ile kiracı olduğunu, Eylül, Ekim, Kasım 2000 aylarına ait işletme avansının ödenmediğini, tahsili için girişilen takipte, davalıların ana para borcunu ödeyip, faize itiraz ettiklerini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %40 icra inkar tazminatına hükmolunmasını istemiştir.
Davalılar, talep edilen faiz oranının 6570 sayılı kanunun 16. maddesine aykırı olduğunu, ancak yasal faiz talep edilebileceğini bildirerek, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı itirazının ana para dışındaki 297.033.332 TL.'lik kısım hakkında iptaline, bu miktarın aylık %10 gecikme zammı ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, %40 inkar tazminatı 118.813.332 TL.'nin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 1.3.1997 tarihli kira sözleşmesinin 6/a maddesinde "müşterek işletme giderleri, hisseleri nispetin de kiracıya aittir. Zamanında ödenmeyen aylık bakım ücreti ve avansları ile tebliğinden sonra, 5 gün içerisinde ödenmeyen kesin hesap neticesi borçlar aylık %30 ceza tahakkuk ettirilerek tahsil edileceği" kararlaştırılmıştır. Tarafların sözleşmedeki, bu kararlaştırmaları, sözleşmede açıkça belirtildiği gibi, ifaya eklenen cezai şart niteliğindedir. Kat mülkiyeti Kanunun 20. maddesinde, uygulanacak aylık %10 oranın, kimler tarafından ve hangi hallerde açılacak davalarda uygulanması gerektiği açıklanmış olup, anılan yasa maddesinin bu davada uygulanma olanağı yoktur. Davalı tacir olup, BK.161/son maddesi gereğince, cezai şartın tenkisi de mümkün olmadığına göre, davacının davasının cezai şart yönünden kabulü gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy