(1086 S. K. m. 290, 292)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile kardeş olduklarını, davalıdan 13.12.1993 tarihinde, 2000 m2 bir taşınmaz satın aldığını, 20.000 DM satış bedelini ödediğini, buna rağmen davalının tapuda ferağını vermediğini, taşınmazın şu anda değerinin 3.000.000.000 TL. olduğunu, mal varlığındaki bu eksilmenin davalıdan tazmini gerektiğini ileri sürerek, 3.000.000.000TL. nın davalıdan yasal faizi ile birlikte alınmasını istemiştir.
Davalı, davacıdan para almadığını, sözleşmenin de hukuken geçersiz olduğunu bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 13.12.1993 tarihli harici satış senedi ile davalı adına tapuda kayıtlı taşınmazın bir bölümünü satın aldığını, ancak davalının tapuda ferağ vermediğini öne sürerek, taşınmazın dava tarihindeki değeri olan 3.000.000.000 TL. nın ödetilmesini istemiştir. Davalı, senette herhangi bir miktar yazılmadığını, esasen satış olmadığı gibi, parada almadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, dinlenen tanık beyanlarına dayanarak satış bedeli ödenmediğinden bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında düzenlenen 13.12.1993 günlü, taşınmaz mal satımına ilişkin senette paranın davalı tarafından olarak alındığı belirtilmiştir. Ancak sözleşme alınan bedelin miktarı gösterilmemiştir. Davacı satış bedeli olarak 20.000 DM ödediğini iddia etmiş, davalı ise herhangi bir bedel ödenmediğini savunmuştur. Taraflar arasında düzenlenen satım sözleşmesinde, bedel yazılı olmamakla beraber, bedelin peşin olarak alındığı açıklandığından, senede karşı bedelin ödenip ödenmemesi yönünden tanık dinleme olanağı yoktur.
Tarafların kardeş olmaları, HUMK. nun 290 maddesinde yazılı olan kuralı değiştirmez. Senette ödenen bedel yazılmadığından bedelin alındığına ilişkin ibare yine HUMK. nun 292 maddesi uyarınca yazılı beyyine başlangıcı niteliğindedir. Davacının bu yönde dinlettiği tanıklar davacının, satış bedeli olarak 20.000 DM. ödediğini bildirmişlerdir. Bu olgular karşısında mahkemece satış bedelinin 20.000 DM. olduğu kabul edilerek bunun dava tarihindeki kur üzerinden Türk lirası karşılığının talebi aşmamak koşuluyla kabulüne karar vermesi gerekirken, aksi yazılı düşüncelerle davanın reddi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı ararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy