(1086 S. K. m. 7) (2577 S. K. m. 2)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 698 parsel sayılı taşınmazı üzerine depo yapmak amacıyla davalı Kooperatiften 1.9.1998 tarihli 10 yıl süreli kira sözleşmesi ile kiraladığını, Belediyeden 8.7.1999 tarihli Encümen Kararı ile iki yıllık geçici ruhsat aldığını, boş arsayı depo haline getirmek için temel harfiyatı yaptırdığını ve kullanılacak vaziyete getirdiğini, bu arada Belediyenin bu alanda depo yapılmasına karşı çıktığını belirttiği bir kısım esnafın şikayetini gerekçe göstererek 7.10.1999 tarihli Encümen kararı ile geçici ruhsatı iptal ettiğini, ardından 30.10.2000 tarihli kararı ile de bu yerin kısmen yol, kısmen cami alanına katılması yönünde imar değişikliği yaptığını, fiilen bu yere müdahale ederek bir kısım duvarı yıktığını, Belediyenin ruhsatı hukuka aykırı olarak iptali ile zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere 3.000.000.000 TL.nin 7.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan alınmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki İhtilaf, Belediyenin 8.7.1998 tarihli Encümen kararı ile vermiş olduğu iki yılık geçici ruhsatın 7.10.1999 tarihli Encümen kararı ile iptal edilip, davalının kiraladığı taşınmazın yine 30.10.2000 tarihli Encümen kararı ile bu yerin kısmen yol, kısmen cami alanına katılması yönünde yaptığı imar değişikliğinden dolayı uğranılan zararın tazmini isteğine ilişkin olup, husumet kiralayan kooperatif ile birlikte Belediyeye de yöneltilmiştir.
HUMK. nun 7. maddesi hükmüne göre idari yargı yerinin görevine giren bir davada mahkemenin davanın her aşamasında kendiliğinden görevli olmadığına karar vermek durumundadır. Mahkemenin ilk önce göre (yargı yolu) sorununu incelenerek karara bağlanması gerekir. Davalı, Belediyenin sorumluluğunun özel hukuk hükümlerine göre belirlenmesi mümkün değildir. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasasının 2. maddesine göre tam kaza davaları, idari dava türü olup, idari yargının görev alanı içerisindedir. Gösterilen nedenle davalı Belediye hakkındaki davanın tefrik edilerek yargı yolu bakımından Belediye hakkında açılan davanın reddine karar verilmesi gerekir. Mahkemece bu yönün gözardı edilerek, Belediye hakkında açılan davanın esastan reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bent gereğince davacının diğer temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. bentte açıklanan nedenle davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy