(1086 S. K. m. 308)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı kooperatifin üyesi olduğunu, başka bir iş için vekaletname verdiği davalı avukat Serpil tutuk Akay'a yetki ve talimat vermediği halde bu davalı tarafından kooperatifteki hak ve hissesinin diğer davalı Sait Türker'e devredildiğini, bu haksız fiil ve muvazaa nedeniyle manevi açıdan da üzüldüğünü öne sürerek, 18.2.2000 tarihli kooperatif devir sözleşmesinin iptaline, ortaklık payının tapuya tescil edilmiş ise tapu kaydının iptali ile adına tesciline, 2.000.000.000 TL. manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kooperatif, yasal olarak devrin yapıldığını bildirerek, davanın reddini dilemiştir.
Davalı Serpil tutuk Akay, davacının bizzat verdiği talimat ile dairenin devrini sağlandığını, daire üzerinde davacının hiçbir hakkı ve ödemesi bulunmadığını, inşaatın müteahhitliğini yapan R.Taşkın Akay'a ait olan daireye toplu konut kredisi almak amacıyla işlemlerde davalının adının gösterildiğini ve bu nedenle davacının daire ile hiçbir ilgisi olmadığına dair belge verdiğini bildirerek, yersiz olan davanın reddini savunmuştur.
Davalı Sait Türker cevap vermemiştir.
Mahkemece davalı kooperatif yönünden davanın husumetten, diğer davalılar Serpil Tutuk Akay ve Sait Türker yönünden yerinde görülmediğinden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, davalılardan vekili olan Serpil Tutuk Akay'ın yetkisi olmadığı ve talimatı da bulunmadığı halde diğer davalı Sait Türker'e kooperatif hissesini devrettiğini bildirerek, kooperatif hissesinin devrine dair işlemin iptalini istemiştir.
Davalı, Serpil Tutuk Akay, davacının bizzat talimat vermesi üzerine devir işlemini yaptığını, ayrıca kendisinin de devir işlemini imzaladığını belirterek, 2.10.1996 tarihli ...Avukat Serpil Akay başlıklı belge ile davacının bizzat imzaladığı Devir Sözleşmesi başlıklı 18.2.2000 tarihli belgeleri dosyaya ibraz etmiştir.
Davacı, 19.11.2001 tarihli beyan dilekçesinde açıkça 2.10.1996 ve 18.2.2000 tarihli belge altındaki imzaların kendisine ait olmadığını bildirmiştir. Mahkemece davacının bu açık inkarına rağmen, bu belgeler üzerinde hiçbir inceleme ve araştırma yapılmamıştır. Davacının tatbike medar imza örnekleri ilgili yerlerden celp edilerek gerektiğinde imza örnekleri de alınmak suretiyle, her iki belgenin aslı davalıdan temin edilip, bu imzaların davacıya ait olup olmadığı konusunda HUMK. nun 275 ve devam maddeleri gereği uzman kişilerce inceleme yaptırılıp, açıklamalı gerekçeli ve denetine elverişli bilirkişi raporu alınıp, hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 30.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy