(818 S. K. m. 306)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı M. Sitti gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar:
Davacı, davalı kardeşine Almanya' dan çeşitli tarihlerde borç para gönderdiğini, ancak davalının geri ödenmediğini ileri sürerek 3650 DM. nin ödeme tarihindeki kur üzerinden ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, gönderilen paranın davacıya ait harcandığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, ödünç ilişkisine dayanarak dava açmıştır. Davalı ise ödünç almadığını savunarak gerekçeli inkarda bulunmuştur. Bu durumda ödünç ilişkisini davacı yasal delillerle kanıtlamak zorundadır. Havale makbuzu ödeme belgesi niteliğinde olup, borç olarak gönderildiğine dair üzerinde bir kayıtta yoktur. Dinlenen davacı tanığı davacının davalıya borç para gönderdiğini bilmediğini açıklamış olduğundan davacı davasını yasal delillerle kanıtlayamamıştır. Ne var ki, dava dilekçesinde yemin deliline dayanmıştır. Mahkemece davacının davalıya yemin yöneltme hakkı olduğu hatırlatılarak sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken ispat yükünü ters çevirmek suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy