(818 S. K. m. 62)
Dava: Taraflar arasındaki "Alacak" davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü:
Karar: Davacı, davalılar İ., A. ve N. müşterek murisleri M. Ö. arasında 1.4.1980 başlangıç tarihli kira sözleşmesi düzenlendiğini, sözleşmeye göre taşınmazda bulunan binanın ve boş olan bahçesinin lokantaya dönüştürülmesi için gerekli masrafların tarafından yapılması, kiraya veren ve mirasçılarının sözleşmeyi fesh etmesi halinde, yapılan masrafların günün şartlarına uygun bir şekilde kiracıya faizsiz ödeneceğinin kararlaştırıldığını, M. Ö. ölümü ile mirasçılarının taşınmazı diğer davalı BK'ya 7.8.1997 tarihinde sattıklarını, hakkında tahliye davası açıldığını, kira sözleşmesinin özel hükümlerine göre, taşınmazda eskiden mevcut binada tadilat ve dekorasyon ile taşınmazın bahçesine lokanta salonu ve diğer eklentiler yaptığını, yapmış olduğu faydalı giderlerin tespitle belirlendiğini, yaptığı harcamalardan davalı mirasçıların halefiyet kuralları ve sözleşme gereği, Berrak'ın ise sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak üzere, 2.000.000.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen 25.8.1997 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınmasını istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece davalı B. K. hakkındaki davalı tarafından reddine, 1.350.000.000 TL'nın dava tarihinden itibaren faizi davalılar İ., Z., A. M. ve N. Ö.'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan İ., Z. ve A. M. Ö. tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının tüm, davalı1arın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacı ile davalıların murisi arasında düzenlenen 1.4.1980 tarihli kira sözleşmesinin 6.maddesinde "mal sahibi veya kanuni mirasçısı tarafından mukavelenin fesh edilmesi halinde, yapılan masraflar günün şartlarına uygun bir şekilde kiracıya bila faiz ödenecektir" hükmüne yer verilmiştir. Somut olayda davalı kiralayanın mirasçıları tarafından sözleşmenin feshedilmediği ancak 3.kişiye 7.8.1997 tarihinde satıldığını, bu kişinin açtığı tahliye davası sonunda davacının bu yerden tahliyesine karar verildiği ve bu kararın infaz edilerek, davacının taşınmazdan tahliye edildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenle davacı,sözleşmeye davalıların murisi ile aralarındaki kararlaştırmaya göre hak talep edemez. Ne var ki, davalı mirasçıların, davacının yapmış olduğu imalatları benimseyerek, bu haliyle 3. kişiye satmış bulunmaktadırlar.
Davacının isteyebileceği tazminat, yapmış bulunduğu eklentiler nedeniyle satış bedelinde bir artma olmuşsa, bu davalı mirasçıların haksız iktisabını oluşturacağı gözetilerek, mahkemece, davacının yaptırmış olduğu eklentilerin yapılmamış olması durumunda, satış tarihinde satış bedelinin ne olacağı uzman bilirkişi aracılığı ile belirlenmeli, satış bedeli ile arada fark varsa bu eklentilerin satış bedeline katkısı olacağı dikkate alınarak buna hükmedilmelidir. Bu yöntem ile uyuşmazlık çözümlenmeli bulunacak miktar davalı mirasçılardan tahsil edilmelidir. Mahkemenin hükmüne esas aldığı bilirkişi incelemesi, yukarıda anlatıldığı şekilde yapılmamıştır. Bu nedenle yeterli kabul edilemez. Yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1. bend gereğince davacının temyiz itirazının reddine, temyiz olunan kararın 2. bendde açıklanan nedenle temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy