(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 174)
Dava: Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı sebeplerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içerisinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı ile aralarında elektrik abonesi sözleşmesi ilişkisi bulunduğunu, davalının elektrik tüketim bedeline ait olarak düzenlenen 94.869.000 TL. fatura borcunu ve bunun işlemiş 869.980.000 TL. faizini ödemediğini, alacağının tahsili amacıyla giriştiği icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptal edilmesine %40 tazminatın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, faturaya konu elektriği dava dışı kiracısı Galip Bayraktaroğlu'nun tükettiğini, bundan sona davacı ile kiracısının bir araya gelerek elektrik borcunu kiracısıyla taksitlendirdiklerini, bunu da kiracının ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalının dava dışı kiracısının takside bağlanan elektrik borcunu ödemediği, davalının sözleşmeden doğan sorumluluğunun devam ettiği gerekçe gösterilmek ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle itirazın 807.741.896 TL. üzerinden iptaline, %40 tazminatın tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Borçlar Yasasının 174. maddesinde de açıkça belirtildiği, gibi borcun nakli ile birlikte bunu kabul eden kişi asıl borçlu yerine geçer. Borcun nakli alacaklı ile yeni borçlu arasında yapılan sözleşme ile gerçekleşir ve bu sözleşme şekle tabi değildir. Borcun üçüncü kişi tarafından yüklenilmesi ile birlikte borçlu borcundan kurtulur. Toplanan delillerden davalı abonenin davaya konu elektrik borcunu dava dışı kiracısı Talip Bayraktaroğlu'nun üstlendiği, davacının bu üstlenmeyi kabul ettiği ve bunun sonucunda da borcun taksitlendirildiği, davacının ilk taksidi peşinen tahsil ettiği bakiye üç taksit içerisinde üç adet bono aldığı, bu bonoların tarihinde ödenmemesi sebebiyle davacının dava dışı Talip Bayraktaroğlu'na karşı icra takibinde bulunduğu anlaşıldığı gibi davacı, 22.3.2002 tarihli cevaba cevap dilekçesinde borcu yüklenenin borcunu ödemiş olması halinde bu davayı açmalarına gerek kalmayacağını beyan etmek suretiyle borcun naklinin varlığının açıkça kabul etmiştir. Bu halde mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde kabulü usul ve kanuna aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarda açıklanan sebeplerle temyiz edilen kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istem halinde iadesine, 04.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy