(2004 S. K. m. 72)
Dava: Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, yeni Olcay Eczanesinin sahibi olduğunu, davalı Bakanlığa bağlı Emniyet Genel Müdürlüğü ile kurumlarında çalışan personelin ilaç temini ve ilaç ihtiyacının karşılanması için anlaşma yaptıklarını, buna göre kurum personelinin reçetelerini karşıladığını ancak teftiş kurulunca başlatılan soruşturma neticesinde İçişleri Bakanlığı Emniyet Genel Müdürlüğünün 24.10.2001 tarihli yazısı ile aralarındaki ilaç temini protokolünün 1 yıl süre ile feshine karar verildiğini, feshin haksız olduğunu ileri sürerek, fesih işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, fesih işleminin haklı bulunduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı idarenin, taraflar arasında düzenlenen protokolün II. uygulanacak esaslar başlığı altındaki hükümlere aykırı davranıldığından bahisle yine protokolün V.ihtilaf başlığı altında yer alan bölümünün 2. maddesine istinaden sözleşmeyi 1 yıl süreyle fesh ettiği anlaşılmaktadır. Davacı eczacı hakkında açılan ceza dosyasında tanık olarak dinlenen doktorlar, ilaçları usulüne uygun olarak sevkli gelen hastalara ve karnelerine kendileri tarafından yazıldığını bildirmişler ve davacı eczacı hakkında açılan davada beraat etmiştir. Her ne kadar beraat kararı delil yetersizliği nedeniyle verilmiş ise de, davalı idare eldeki davada, davacı eczacının, sözleşme esaslarına aykırı davrandığını ve sözleşme hükümlerini ihlal ettiğini ispat edecek her hangi bir belge ve delil getirmemiştir. Davalı idarenin ibraz ettiği tahkikat evrakı, kendi birimleri tarafından yapılmış olup, bu evrak ve müfettiş raporuna dayanılarak açılan davadan da davacı eczacı, beraat ettiğine göre, bu rapor ve müstenidatının, delil olarak kabulü mümkün değildir. Bu durumda davalı idare, iddiasını yasal delillerle kanıtlayamamış ve sözleşmeyi haksız olarak fesih ederek muaraza çıkardığı anlaşılmıştır. Mahkemece bu nedenlerle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde ve aksi düşüncelerle hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 21.05.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy