(2004 S. K. m. 67) (6245 S. K. m. 56, 59) (1086 S. K. m. 438, 440, 442)
Dava: Türkiye Selüloz ve Kağıt Fabrikası A.Ş. vekili avukat Halil Öztürk vs. ile Ö.Zeki Yılmaz vekili avukat Hasan Çiçek aralarındaki dava hakkında Kocaeli Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 30.5.2001 gün ve 426-353 s. hükmün Dairenin 7.3.2002 gün ve 75-2192 s. ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içerisinde davacı avukatı tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
Karar: Davacı vekili, davalının davacı kurumda çalışmakta iken isteği üzerine emekli olduğunu, talebi üzerine harcırah ödendiğini, ancak davalının 6 ay içerisinde harcırah talebinde bulunurken beyan ettiği adrese gitmediğini, aldığı harcırahı 6245 s. kanunun 56 ve 59. maddeleri gereğince iade etmesi gerekirken iade etmediğini ve hakkındaki icra takibine de itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalı, beyan ettiği adrese süresinde gittiğini, buna dair ikametgah ilmuhaberini sunabileceğini savunarak davanın reddini dilemiş, yargılama aşamasında icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur.
Mahkemece, davalının emekliliğini müteakip ikamet edeceği yeri bildirip harcırahını aldığını, beyan ettiği yere de yerleştiğini, davacının davalı savunmasının aksini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine, asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmiştir.
Davalının temyizi üzerine dairemizin 7.3.2002 tarih 75-2192 s. ilamıyla hükmün onanmasına karar verilmiş; bu defa davalı karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- İİK. nun 67/2. maddesi uyarınca icra takibinde bulunan alacaklı aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının icra takibinde haksız olmasının yanı sıra kötüniyetli bulunması gerekir.
Alacaklı kötüniyetli değilse salt icra takibinin haksız olması alacaklı aleyhine tazminata hükmedilmesine sebep olmaz. Dava konusu olayda davacının icra takibinde bulunurken kötüniyetli davrandığı iddia ve ispat edilmemiştir. Bu itibarla davacı aleyhine tazminata hükmedilmiş olması usul ve kanuna aykırıdır. Mahkeme kararının bu sebeple bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşılmış olmakla, davalının karar düzeltme isteminin kabulü ile dairemizin az yukarda anılan onama ilamının bu yönüyle kaldırılmasına ve mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün HUMK. nun 438/7. maddesi gereği düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
Sonuç: Yukarda 1 numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalının sair karar düzeltme itirazlarının reddine, 2 numaralı bent uyarınca davalının karar düzeltme isteminin kabulüne, mahkeme kararının hüküm bölümünün ikinci fıkrasında yer alan (asıl alacak üzerinden %40 icra inkar tazminatının davacıdan alınarak davalıya verilmesine) söz ve rakamlarının karardan çıkartılarak yerine aynen (şartları oluşmadığından davalının icra inkar tazminatı isteminin reddine) sözlerinin yazılmasına, peşin harcın istem halinde iadesine, 03.06.2002 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy