(743 S. K. m. 649)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacılar avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı Şerafettin Dedeoğlu ve vekili avukat Hüseyin Küçükçakır gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacılar, kardeşleri olan davalı Ayşe' nin bilgi ve rızası dahilinde muristen kalan taşınmaza binalar yaptıklarını, davalının açtığı izale-i şüyu davası sonucu satıldığını, binaları kendilerinin yaptığını ileri sürerek fazlasını saklı tutarak bina satışından davalı payına düşen 4.810.824.000TL. nin bedelin ödendiği, 1.034.700.000TL satış masrafının da masrafın yapıldığı tarihten yasal faizi ile ödetilmesini istemiştir.
Davalı, açılan tapu iptali tescil davasının lehine sonuçlandığını, kesin hüküm olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, binanın davacılar tarafından yapıldığının tespit edilemediğine dayanılarak davanın reddine karar verilmiş i hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdir' isabetsizlik bulunmamasına göre davacıların aşağıda"' kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasında cereyan eden İvrindi Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/203 esas ve 1996/112 esas sayılı dosyalarından dava konusu binanın davacılar tarafından yapıldığı ancak inşaatın kötü niyetli olarak yapıldığı ve bu nedenle taşınmazın adlarına tescili için açılan davanın red edildiği anlaşılmaktadır. Davacıların kötü niyetli olarak dava konusu binayı yaptıkları kesinleşen kararlarla belli olduğundan davacılar bu davada ancak M.K. 649/2 maddesi gereğince asgari levazım bedelini isteyebilir.
Mahkemece çoğun içinde azı da var kuralından hareketle davacıların dava konusu bina için sarfettikleri asgari levazım bedelinin belirlenerek bundan davacıların payına düşen kısmın tespiti ile bulunacak miktara hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Sonuç: Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerden dolayı davacıların sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bent gereği temyiz edilen hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalıdan alı arak davacıya ödenmesine, 27.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy