(743 S. K. m. 634) (818 S. K. m. 213) (2644 S. K. m. 26)
Dava: Taraflar arasındaki tapuya tescil davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, muris babasından intikal edip mirasçılar arasında yapılan sözlü taksimle kendisi ve davalı kardeşine düşen 35 ada 11 parsel sayılı taşınmazdaki davalının 1/2 payını harici satış sözleşmesi ile 650.000TL. bedel karşılığında satın alıp, zilyetliğininde kendisinde olmasına rağmen davalının tapuda ferağ vermediğini belirtip, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini bu mümkün olmazsa da davalının yarı payının rayiç bedeli 4.000.000.000 TL. nın faizi ile tahsilini istemiştir.
Mahkemece, tapulu taşınmazın haricen satışı geçersiz olduğundan tapu iptal ve tescil talebinin reddine ve taşınmazın değerinin 1/8'i olan 544.544.013 TL. nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının dayandığı haricen düzenlenmiş tarihsiz sözleşme, tapulu taşınmazın mülkiyetinin nakline ilişkin olup, MK.634, BK.213, T.K. 26. maddeleri hükmüne göre resmi şekilde düzenlenmediği için geçersizdir. Sözleşme geçersiz olduğundan taraflar aldıklarını sebepsiz iktisap hükümlerine göre aynı anda iade ile yükümlüdürler. Dairemizin istikrar bulmuş içtihatlarına göre, satıcının aldığı bedelin, sözleşmenin yerine getirilmeyeceğinin anlaşıldığı tarih itibariyle ulaştığı değer denkleştirici adalet ilkelerine göre bulunarak bunun iadesine karar verilmelidir. Mahkemece taraflardan harici satış sözleşmesinin yapıldığı tarih ile bunun yerine getirilmeyeceğinin davacı tarafça anlaşıldığı tarih sorulmalı ihtilaf halinde bu konudaki delilleri sorularak toplanıp, sözleşmenin yapıldığı ve yerine getirilmeyeceğinin anlaşıldığı tarihler tespit edilerek, ödenen 650.000 lira satış bedelinin sözleşmenin yerine getirilmeyeceğinin davacı tarafça anlaşıldığı tarih itibariyle, ulaştığı değer denkleştirici adalet ilkelerine göre, bilirkişi aracılığı tespit edilerek bu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 05.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy