(1086 S. K. m. 337/1)
Dava: Taraflar arasındaki senet iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı Hamdi K. ve vekili avukat Kadir aydın ile davacı Fazlı G'in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacılar, 23.12.1997 tanzim 30.10.1999 vade tarihli senedi kefil sıfatıyla imzaladıklarını asıl borçlu kardeşleri Şükrü G'in 24.500 DM borçlu davalı alacaklıya daire vererek ödediğini, senedi iade etmeyen alacaklının takip başlattığını öne sürerek, senedin iptaline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalı, senet bedelinin ödenmediğini, daireyi bedelini nakden ödeyerek satın aldığını bildirerek, yersiz olan davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davacının davalıya yemin teklif ettiği, davalının yemin davetiyesinin tebliğine rağmen belirtilen günde duruşmaya gelmediğinden bahisle yeminden kaçınmış sayılarak davanın kabulüne karar verilmiştir. HUMK.nun 337/1 fıkrasında "yemin için çağrılacak kimseye geçerli bir özrü olmaksızın yemin için tayin olunan günde gelmediği takdirde yeminden kaçınmış ve yemin edeceği vakıaların sabit olmuş sayılacağına karar verileceği çıkarılacak davetiyede yazılmak suretiyle bildirilir. Tayin edilen günde o kimse gelmezse yeminden kaçınmış ve yemin edeceği vakıaların da sabit olmuş sayılmasına karar verilir" denilmektedir. Davalı vekili davalının yemin için davet edildiği gün duruşmada müvekkilinin duruşmaya yetişeceği umuduyla yurt dışına çıktığını, rahatsızlığı nedeniyle yetişemediğini bildirerek, bir haftalık süre içinde hazır olacağını ve süre verilmesini istemiştir. Temyiz layihasına ekli belgelerden de davalının gerçekten yurt dışına gittiği anlaşılmaktadır. Mahkemece davalının vekili marifetiyle bildirdiği bu mazeret kabul edilerek davalıya istediği mehlin verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmü tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
Sonuç: Açıklanan gerekçe ile temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 16.5.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy