(2886 S. K. m. 53, 54, 57)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik verilen hükmün süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalının tereyağı alımı için yapılan ihaleyi kazandığını, geçici teminatı kesin teminata çevirmek için öngörülen süreye rağmen kesin teminatı yatırmadığını, bu nedenle ikinci kez ihale yapıldığını, ancak ikinci ihale sonucunda daha yüksek bedelle almak zorunda kaldıklarını ileri sürerek, iki ihale arasında oluşan hazine zararı 2.873.000.000TL.ile ihale masrafı olan 37.300.000TL.nın davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, ihalenin sözleşmeye bağlanmadığını, bu nedenle davalının iki ihale bedeli arasındaki farkı isteyemeyeceğini savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece; bilirkişi raporu benimsenerek iki ihale bedeli arasında oluşan 2.873.000.000TL. ile 37.300.000TL. ihale masrafının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, 2.8.2000 tarihinde yapılan ihalenin davalı üzerinde kaldığını, ihalenin 3.8.2000 tarihinde onaylandığını, 28.8.2000 tarihine kadar geçici teminatın kesin teminata çevrilmesi ve sözleşme yapılması için verilen süreye rağmen davalının geçici teminatı kesin teminata çevirmediğini ve sözleşmede yapmadığını, yeniden ihale yapmak zorunda kaldıklarını ve ikinci ihalede ihale konusu malı daha yüksek bedelle aldıklarını ileri sürerek menfi zararın tazminini istemiştir. 2886 sayılı yasanın 53.maddesinde bütün ihalelerin sözleşmeye bağlanacağını belirtmiş olup, aynı yasanın 54.maddesi ise "taahhüdün sözleşme ve şartname hükümlerine uygun olarak yerine getirilmesini sağlamak amacıyla, sözleşme yapılmasından önce müteahhit veya müşteriden ihale bedeli üzerinden hesaplanmak suretiyle %6 oranında kesin teminat alınır, müteahhit veya müşterinin bu zorunluluğa uymaması halinde protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihale bozulur ve varsa geçici teminatı gelir kaydedilir hükmünü içermektedir. Anılan yasanın 57.maddesinde ise "sözleşme yapılması gerekli olan hallerde müteahhit veya müşteri 31. maddeye göre onaylanan ihale kararının veya Maliye Bakanlığının vizesi gereken hallerde bu vizenin yapıldığının bildirilmesini izleyen günden itibaren 15 gün içinde geçici teminatın kesin teminata çevrilerek noterlikçe tasdik edilmiş sözleşmeyi idareye vermek zorundadır. Bu zorunluluklara uyulmadığı takdirde, protesto çekmeye ve hüküm almaya gerek kalmaksızın ihale bozulur ve varsa geçici teminatı gelir kaydedilir" hükmü getirilmiştir. Anılan bu yasa maddelerinin birlikte değerlendirilmesinden, bütün ihalelerin sözleşmeye bağlanacağı, sözleşmeye bağlanmayan ihalelerde idarenin ancak varsa geçici teminatı gelir kaydedebileceği anlaşılmaktadır. İhalenin sözleşmeye bağlanmaması halinde idarenin menfi zararını isteyebileceğine dair 2886 sayılı yasada bir düzenleme mevcut olmadığı gibi ihale şartnamesinde de böyle bir hüküm bulunmamaktadır.
Taraflar arasında yapılan ihaleden sonra sözleşme düzenlenmediği hususu uyuşmazlık konusu değildir. Mahkemece bu yön gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davalıyla sözleşme yapılmış gibi davacı idarenin menfi zararına hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle; temyiz olunan hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 24.6.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy