(2918 S. K. m. 20) (818 S. K. m. 61)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, 28 AF 042 plakalı kamyonun 17.8.1999 tarihli sözleşme ile 600.000.000 lirasını daha önce, 2.000.00.000 lirayı da sözleşme tarihinde ödeyerek satın ve teslim aldığını, aracın trafik kaydının kendisine devir edilmediği gibi 18.5.2000 tarihinde Giresun 1. İcra Müdürlüğünün 1998/972 sayılı dosyası ile kayıt malikinin borcundan dolayı aracın haciz edilerek elinden alındığını, satıcı İ. Dinçer' in sözleşmede aracın elinden alınması halinde yerine 1995 model kamyonu bedelini ödeyerek alıp vermeyi taahhüt ettiği halde taleplerinin karşılanmadığını bildirip, sözleşmenin 5. maddesinde kararlaştırıldığı üzere B. K. 156/3. maddesine göre davalılardan zaman rücuu olarak aldıklarına karşılık 5.600.000.000 liranın faiziyle tahsilini istemiştir.
Davalılar, sözleşmeyi komisyoncu olarak düzenleyip imzaladıklarının, sorumluluklarının olmadığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, satışın davacı ile kayıt maliki arasında yapıldığı anlaşıldığından, 2.000.000.000 liranın kimin tarafından alındığı belli olmadığından, davalı şirket ve görevlisi İ. Dinçer' in sorumluluğu olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Davacının dayandığı ve resmi şekilde yapılmadığı için, 2918 sayılı Kanunun 20/d maddesi hükmüne göre geçersiz olan bu sözleşmede açıkça, satıcı olarak İ. Dinçer, alıcı olarak da davacı A. Akın görülmektedir. Kayıt maliki olan dava dışı kişinin adı sözleşmede geçmediği gibi, taraf olarak da gösterilmemiştir. Mahkemenin kabulünün aksine, davacının gerçek satışın dava dışı kayıt maliki ile kendisi arasında yapıldığını belirten hiçbir beyanı da dosya içerisinde bulunmamaktadır. Sözleşmede açıkça, satış bedeli 2.000.000.000 lira kapora bölümünde de nakit alınmıştır sözleri yazılmıştır. Bu ibarelerden, satış bedeli olarak kararlaştırılan 2.000.000.000 liranın satıcı İ. Dinçer tarafından alındığı anlamı çıkmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşme geçersiz olduğundan, herkes aldıklarını aynı anda karşılıklı olarak birbirlerine sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iade ile yükümlüdürler. Davacı, aracın elinden kayıt malikinin borcu nedeniyle haczen alındığını iddia etmektedir. Davacının bu iddiası mahkemece araştırılarak, şayet aracın davacı elinden kayıt malikinin borcu nedeniyle haczen alındığı gerçekleşirse, aracı iade yükümlülüğü olmadan, ödediği 2.000.000.000 lira satış bedelinin İsmail Dinçer mirasçılarından tahsiline karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Birinci bentte açıklana nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine 17.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy