(818 S. K. m. 390, 392)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat F. Köprübüşü gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onların yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak, dosya incelendi gereği düşünüldü.
Karar: Davacı, davalı H. Demirağ' ın vekaleten kendisine ait taşınmazı diğer dava1ıya sattığını, bedelini ödemediğini, ayrıca gerçek satış bedelinin tapudaki bedelden fazla olduğunu öne sürerek, 11.750.000.000 TL. nın tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, 11.750.000.000 TL. nın davalı tahsiline, diğer davalı hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davalı H. Demirağ tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delilerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı H. Demirağ' ın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki hukuki ilişki vekalet aktinden kaynaklanmaktadır. Davacı davalı H. Demirağ' a 26 nolu parselde kayıtlı 3/8 hissenin satışı için vekaletname verdiğini, davalının bu hisseyi satmasına rağmen satış bedelini ödemediği gibi gerçek satış değerini de düşük gösterdiğini il 21.750.000.000 TL dan bakiye 11.750.000.000 TL nın tahsilini istemiştir. Davalı, davacının hissesiyle birlikte diğer hissedarın hissesinin toplam 1.000.000.000 TL. ya sattığını 500.000.000 TL. sını davacıya ödediğini savunarak davanın reddini dilemiştir. BK. nun 390 maddesi gereğince, vekil üstlendiği görevi ihtimamla ifaya mecburdur. Aynı yasanın 392 maddesi gereğince de müvekkile hesap vermek zorundadır. Davacı taşınmazın resmi akit tablosunda yazılı miktardan fazlaya satıldığını iddia etmektedir. Vekil ise satış bedelinin tapuda yazılı miktar kadar olduğunu, ileri sürmüştür. Yanlar arasındaki uyuşmazlık da, bu satış bedelinin tespitinden kaynaklanmaktadır. Mahkemece satış tarihindeki gerçek sürüm değerinin ne olduğunun saptanması gerekir. Alınan raporda taşınmazdaki davacı hissesinin 17.11.1997 tarihindeki rayiç değeri 22.516.406.250 TL. olarak saptanmıştır. Mahkemece bu bedel üzerinden taleple bağlı kalarak davanın kabulü gerekirken, davacının fazlaya dair haklarını saklı tuttuğunu açıklamış olması karşısında, taşınmazın 8.12.1998 tarihindeki değeri üzerinden karar verilmesi bozma nedenidir.
Sonuç: Birinci bentte açıklana nedenlerle davalının diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle, temyiz olunan karar davalı H. Demirağ yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 1.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy