(818 S. K. m. 41)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, Siverek Belediye 3aşkanlığınca hisseli taşınmazda özel parselasyon yapılarak satışa çıkarılan 17 nolu parseli 21.12.1989 tarihli encümen kararı ve ihale yoluyla satın aldığını ihale bedeli olan 1.901.250.000TL. yi 27.12.1989 ve 05.01.1990 tarihinde ödediğini ancak davalı belediyenin taşınmazın tapusunu vermediğini ileri sürerek 1.500.000.000TL. zararının yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, ihale tarihinde taşınmazın belediyeye ait olduğunu, davacının ihale bedelini, ihale tarihinden itibaren 10 gün içinde ödeyip taşınmazın tapusunu istemediğini bu arada 3. kişinin ihaleye konu taşınmazlara karşı açtığı tapu iptali ve tescil davasını kazandığını artık tapu verme imkanı olmadığını, davacının tapuyu almamakta kusurlu olduğunu bu yüzden ödediği, ihale bedelini yasal faiziyle geri isteyebileceğini savunmuştur.
Mahkemece, edimin ifasının imkansız hale geldiği tarih dava tarihi olarak kabul edilerek bilirkişi raporu doğrultusunda ödenen ihale bedelinin dava tarihi itibariyle dolar cinsinden birikimli değer artışı nazara alınarak 1.073.452.500TL. nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bent dışındaki temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Mahkemece davacının uğradığı zararın tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılarak alınan 03.01.2002 tarihli raporda davacının uğradığı zarar seçenekleri olarak, mahalli bilirkişilerce taşınmazın kesifte belirlenen değer, Devlet İstatistik Enstitüsü enflasyon oranları, merkez bankası ıskonto faiz oranları ve dolar cinsinden birikimli değeri dikkate alınarak davacının ödediği ihale bedelinin dava tarihine kadar ulaştığı değer ayrı ayrı hesaplanmış mahkemece bilirkişi raporundaki hesap seçeneklerinden dolar cinsinden birikimli tutarı esas alınarak hüküm kurulmuştur. Dosyada yer alan ve hükmüne uyulan daire bozma kararında özetle; Ödenen paranın ifanın imkansız hale geldiği tarihte ulaştığı alım gücüne denkleştirilmesine değinilmiş ve denkleştirmenin nasıl yapılacağı da gösterilmiştir. Hükmüne uyulan bozma ilamı taraflar yararına usulü kazanılmış hak oluşturur. Bu nedenle bozma kararı gereklerinin tam olarak yerine getirilmesi gerekir. Hükme dayanak bilirkişi raporundaki dolar cinsinden birikimli tutara ilişkin hesaplamalar dikkate alınarak karar verilmiştir. Oysa bozma ilamında değinilen esaslar çerçevesinde inceleme ve araştırma yapılarak bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmemiştir. Bu nedenle davacının ihale bedelini ödediği tarihten edimin ifasının imkansız hale geldiği tarihe kadar geçen zaman zarfında her yıl itibari ile gerçekleşen yıllık enflasyon artış oranı i mevduat ve devlet tahviline verilen faiz oranlarını, TL. karşısında döviz kurlarının ve altın fiyatlarındaki değişim oranları ve ayrıca toptan ve tüketici fiyat endekslerinin yıllara göre değişim oranları gibi daha pek çok verilerin dikkate alınarak değerlendirilmesi ve bu verilerin tamamının ortalaması alınarak davacının ödediği bedelin edimin ifasının imkansız hale geldiği tarihe kadar ulaşacağı değerin hesaplanması gerekir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda bu hesap yöntemi ve çeşitliliğin sağlanmadığı ve bu nedenle davacının zararının çok yönlü ve objektif olarak değerlendirmekten uzak olduğu açıktır. O halde mahkemece yapılması gereken iş az yukarıda bahsedilen hesap yönteminde kullanılacak oranları gösteren listeleri ilgili resmi kurumlardan araştırarak konusunda uzman bilirkişi heyeti oluşturularak yada daha önceki bilirkişilerden yukarıda izah edilen şekilde yeni bir bilirkişi raporu aldırılarak sonucun göre karar verilmesi gerekirken yetersiz ve eksik bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy