(4721 S. K. m. 254, 260)
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmü n süresi içinde davalılar avukatı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar:
Davacı, davalılardan Bayram ile gayri resmi evlenirken 25.3.1999 tarihli düğün ziynet eşya senedi ile eşlere müşterek verilen eşyalar ile babası tarafından bizzat kendisine verilen eşyalara el konularak 2000 yılı Ocak ayında evden kovulduğunu eşyaların tespitini yaptırdığını, 2000 Şubat ayında bir araya gelip resmi nikahları yapılmış ise de 40 gün sonra ayrıldıklarını ileri sürerek müşterek eşyaların ½ bedeli 1.805.000.000TL. nin kanuni faizi ile kendisine ait olan eşyaların aynen olmazsa bedelleri toplamı 01.0320.000.000TL. nin kanuni faizi ile birlikte davalılardan müşterek en ve müteselsilen tahsilini, davalılardan Hikmet'in ödemeyi taahhüt ettiği 4000 ABD dolarının da tahsil tarihindeki kur üzerinden davalı Hikmet'ten tahsilini istemiştir.
Davalılar, davacıya ait eşyaların tespit dosyasında kendisine teslim edilip, sonra müşterek haneye getirilmediğini, müşterek eşyalar için izalei şuyu davası açılmadan bedelinin ve şartlara uyulduğundan 4000 ABD dolarının istenemeyeceğini savunarak Hikmet aleyhine açılan davanın husumet nedeniyle, olmazsa davanın her iki davalı yönünden esastan reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
1- Davalılarında kabulünde olduğu üzere davacı Bayram'ın resmi evliliği öncesi gayri resmi evliliği sırasında düzenlenen 25.3.1999 tarihli düğün ziynet eşya senedinde yazılı eşyalardan bir kısmının davalılardan Hikmet tarafından davacı ile davalı Bayram'a müşterek olarak hibe edilip teslim edilmişken bir kısım eşyalarda davacının babası tarafından bizzat davacıya hibe ve teslim edilmişlerdir.
Resmi evlilik öncesi davacı Aksaray 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/1 D. iş sayılı dosyası ile cihaz eşya senedindeki eşyaların tespitini yaptırmış, cihaz eşya senedindeki bizzat davacıya ait olan eşyalardan 1 adet altın bilezik dışındaki diğer eşyalar yed' i emin olarak davacıya teslim edilip, davalı Hikmet Düzgün tarafından da bu eşyaların davacı Gülüzar' a ait olduğu kabul edilip, dava açılması istenmediğine ve ayrıca bu eşyaların davacı tarafından tekrar müşterek haneye getirildiği kanıtlanamadığına göre bu eşyalarla ilgili davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2- Cihaz eşya senedinde yazılı eşyaların bir kısmının davacı ile davalı Bayram'a müşterek olarak hibe edildiği tarafların kabulündedir. Altınlar haricinde olan bu eşyalar için ortaklığın giderilmesi istenmeden yarı bedelinin talep edilmesi ve yarı bedeline de hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
3- Cihaz eşya senedinde yazılı olan altınların ise davalı Hikmet Düzgün tarafından alınarak satıldığı davalı Hikmet/in infaz zaptına alınan imzalı beyanından anlaşılmaktadır. Müşterek olan altınların vasıfları sayılarak ½ değerlerine hükmedilmesi gerekirken karar yerinde vasıfları belirtilip bir bir sayılmadan diğer müşterek eşyalar için dava dilekçesinde istenilen miktarın içerisindeki değerine hükmedilmiş olması da usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
4- Cihaz eşya senedinin sağ alt köşesine Not düşülüp, "yukarıdaki şartlara taraflardan her hangimiz uymadığımız taktir de karşıki tarafa 4000 dolar karşıki tarafa ödeyecektir. 25.3.1999" yazıldıktan sonra Hikmet Düzgün ve Ali Neşeli tarafından imzalanmıştır. Görüldüğü gibi burada kararlaştırılan cezai şart, akdin hiç veya gereği gibi ifa edilmemesi için kararlaştırılmış olup, cihaz senedindeki eşyalar istenildiğine göre artık burada cezai şart istenemez. Eşyaların bedeline hükmedilirken cezai şarta da hükmedilmiş olması, kaldı ki davalı Hikmet tacir olmadığına göre BK. nun 161/son maddesinin de göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
5- Davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir. Yargılama giderleri hakkında hüküm verilebilmesi için davalıların cevap layihalarında yargılama giderlerini ve bu arada yargılama giderlerinden sayılan vekalet ücretini açıkça istemelerine gerek yoktur. 29.5.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklandığı veçhile, talep edilmese dahi yargılama giderlerine dahil olduğundan vekille temsil olunan ve davayı kazanan taraf lehine re' sen vekalet ücreti takdir edilir. Dava kısmen reddedildiğine göre talep edilmediğinden bahisle vekille temsil olunan davalılar yararına vekalet ücreti takdir olunmaması yasaya ve anılan İçtihadı Birleştirme Kararına aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: Yukarıda 4.bentte açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davalı Hikmet Düzgün yararına, 1,2,3, ve 5. bentte açıklanan nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 5.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy