(2004 S. K. m. 67) (818 S. K. m. 486)
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşuldu düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılardan H. Kaygısızın kiracı, diğer davalının kefil olduğunu, taşınmazın tahliye edildiğini bir kısım kira parası ile elektrik ve su bedelinin ödenmediğini, boya, badana yaptırdığını, masrafların tahsili için yaptığı icra takibine itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptaline %40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalılar borçları olmadığını savunarak davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı kefil O. Erdoğan hakkındaki davanın reddine, davalı kiracı H. Kaygısızdan 250.000.000 lira boya-badana bedelinin tahsiline, alacak yargılamayı gerektirdiğinden inkar tazminatı talebinin ve elektrik ve su borçları ile ilgili taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davalı O. Erdoğan'ın kefaleti kira sözleşmesinde adi kefalet olup, BK.nun 486/1. maddesinde belirtilen borçlunun iflas etmesi, hakkında takibat icra olunup ta alacaklının hatası olmaksızın semeresiz kalması yahut borçlu aleyhinde Türkiye de takibat icrasının imkansız hale gelmesi hallerinden hiç birisinin gerçekleştiği iddia ve ispat edilmediğine göre hakkındaki tüm, davalı H. Kaygısız hakkındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Taraflar arasındaki kira sözleşmesinde kiranın her ay peşin ödeneceği belirtilmiştir. Davacı 2001 yılı mart ayı ile nisan ayından 15 günlük kiranın ödenmediğini iddia etmiş, davalı da bu aylar kirasını ödediğini savunmuştur. Kiranın ödendiğinin ispat yükü davalı kiracıda olup, kirayı ödediğini yasal delillerle ispat zorundadır. Davalı kirayı ödediğine dair yazılı bir belge ibraz edemediğine göre, kiraya ilişkin davacının davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece ispat yükü ters çevrilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir. Bozmayı gerektirir.
3- Dava itirazın iptali talebiyle açılmıştır. İİK. 67/2 maddesi hükmüne göre, borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu %40 dan aşağı olmamak üzere tazminatla mahkum edilir.Davacının talep ettiği alacak belirlenebilir nitelikte likit bir alacak olduğu, davalı itirazı haksız bulunarak itiraz iptaline karar verildiği halde, davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmemiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
Sonuç: 1.bentte belirtilen nedenlerle davacının davalı O. Erdoğan hakkındaki tüm, davalı H. Kaygısız hakkındaki sair temyiz itirazlarının reddine, 2.ve 3.bentte belirtilen nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 13.06.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy