(4721 S.K. m. 1, 2, 4)
Taraflar arasındaki uyarlama davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatı tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili avukat Ayla Doğan gelmiş diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
Karar: Davacı, davalılara ait taşınmazda 1.11.1996 tarihli ve 8 yıl süreli kira sözleşmesi ile aylık net 3000 dolar kira bedeli ile kiracı olduğunu, sözleşme hükmüne uygun olarak kira bedeli yıllık peşin olarak ödenmekte iken, 2001 yılı Şubat ayında yaşanan ekonomik kriz sonucu, doların aşırı değer kazandığını, edimler arasındaki dengenin aleyhine bozulduğunu ileri sürerek, kira bedelinin yıllık 11.466.972.000TL. olarak veya döviz olarak uyarlanmasını istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1- Taraflar arasındaki kira sözleşmesi, 1.11.1996 başlangıç tarihli ve sekiz yıl sürelidir. Sözleşmenin hususi şartlarında,5. yılın sonunda günün koşullarına göre son üç yılın yeni kira bedelinin tespit edileceği kararlaştırılmıştır. Kira sözleşmesi uzun süreli olmasına rağmen, taraflar 5.yılın sonunda günün koşullarına göre son üç yılın kira bedelinin yeniden tespit edileceğini kararlaştırdıklarına göre, böyle bir kararlaştırma tarafları bağlar. Taraflar kira parasının miktarında anlaşamadıklarına göre, ancak kira parasının tespiti için dava açmak hakkına sahiptirler ve bu yöndeki talep kir davalarındaki prosedüre uygun olarak görevli mahkemesince çözümlenmesi gerekir. Yargıtay Yüksek 3.Dairesinin 29.9.1994 gün 94/10450-12346 sayılı kararı da bu yoldadır. Oysa, hakimin istisna en sözleşmeye müdahalesini öngören uyarlama ise, uzun süreli olup, kira miktarının tespiti yönünde bir kararlaştırmanın bulunmaması, yada bulunsa dahi, bu kararlaştırmanın, edimler arasındaki dengenin bozulmasına neden olacak miktarda olması halinde söz konusu olur. Uyuşmazlık konusu olayda davacı, sözleşme devam ederken 5. yılın sonunda 2.11.2001 tarihinde bu davaya açmıştır. Bu dönem içinde, taraflar arasında kararlaştırılan bir kira bedeli de bulunmamaktadır. Sözleşmeye göre, günün koşullarına göre son üç yılın kira bedeli yeniden tespit edileceği kararlaştırıldığına göre, bu dava sözleşmenin günün koşullarına uyarlanmasına ilişkin bir davadan çok bir kira tespiti davasıdır.
Mahkemece, bu yön gözetilerek, dava dilekçesinin görev yönünden reddedilerek, dosyanın Sulh Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerekir. Aksine düşüncelerle yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir.
2- Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan 1.bent gereğince temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmediğine, peşin harcın istek halinde iadesine, 250.000.000 lira duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 4.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
(Sonuç: Av. Talih UYAR)
Full & Egal Universal Law Academy