(818 S. K. m. 183, 194, 198, 217)
Dava: Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği düşünüldü:
Karar: Davacı, 23.3.1991 tarihinde İzmit 2. Bölge 210 parselde, 20/662 arsa paylı 5. kat 24 nolu daireyi davalılardan Engin ve Kenan K.'dan satın aldığını, kalorifer tesisatı döşettiğini inşaatın kusurlu ve eksik malzeme ile yapıldığını, zemine, önce zemin + 4 normal kat, daha sonra bir normal kat ilavesi için ruhsat veren ve binayı iskana açan Belediye Başkanlığının kusurlu olduğunu, inşaatı yapan, satıcı-yüklenici davalılar Engin ve Kenan K. ile projeyi çizen ve Fenni mesuliyeti alan davalı Mimar Ahmet Y.'ın da bilimsel ve teknik esaslara uygun davranmadığından binanın 17 Ağustos 1999 depreminde ağır hasar gördüğünü ve yıkım kararı verildiğini ileri sürerek 17.8.1999 tarihinden önce dairenin serbest piyasa değerinin esas alınarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 15.000.000.000 TL. maddi ve 1.000.000.000 TL. manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, hakkaniyet kurallarına göre 4.000.000.000 TL: maddi tazminatın 17.8.1999 tarihinden yasal faizi ile davalılar Engin, Kenan K. ile Ahmet Y.'dan alınıp davacıya verilmesine, fazla maddi tazminat istemi ile manevi tazminat isteminin reddine, davalı Belediye Başkanlığı hakkındaki davanın yargı yolu bakımından reddine karar verilmiştir. Hüküm davacı ile davalılardan Engin ve Kenan K. vekilleri ile davalı Ahmet Y. vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava konusu dairenin davalılar Ergin ve Kenan K. tarafından davacıya satılıp tapusunun 25.3.1991 tarihinde devredildiği, 17.8.1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucu dairenin ağır hasar gördüğü ve bilahare yıktırıldığı dosyadaki mevcut beyan, belge ve delilerden anlaşılmaktadır. Davacı satılan dairenin ayıplı olarak inşa edilmesi nedeniyle uğradığı zararın tazminini istemektedir. Satım aktinin tamamlanmasından itibaren satılan şeyin hasar ve nefi alıcıya intikal eder. ( BK. 183 madde ), Menkul satımına dair BK. hükümleri, gayrimenkul satımı hakkında da uygulanır ( BK 217 madde ). Satıcı her türlü ayıptan ari ve noksansız olarak edimini yerine getirmekle yükümlü ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıplardan da sorumludur. ( BK. 194 Madde ) alıcı da satın aldığı malı ve imkan bulduğunda hemen muayene etmek, gördüğü ayıpları ve sonradan ortaya çıkan gizli ayıpları da, derhal satıcıya ihbar etmek zorundadır. ( Bk. 198 Madde ) Kural olarak tabi afetler borçluyu borcundan kurtarır. Satıma konu daire, fen ve tekniğine uygun ayıpsız olarak inşaa edilmiş olsa idi, yine bu tabii afetten hasar görüp yıkılacak idi ise, davalıların sorumluluğundan söz edilemez. Daire fen ve tekniğine uygun inşaa edilmediği için, hasar meydana gelmiş veya hasarın derecesi artmış ise, satım akdinin inikadi sırasında gizli olan bu ayıp mevcut olduğundan ve gayrimenkul gizli ayıplı olarak alıcıya satıldığından ayıplı ifa nedeniyle satıcı olan davalılar, bu zarardan sorumludurlar. Mahkemece bu yönde bir inceleme ve araştırma yapılmamıştır.
Davalılar binanın fen ve tekniğe, 1975 yılındaki deprem yönetmeliğine uygun yapıldığını, binadaki hasarın orta hasar olduğunu, 27.1.2000 tarihli tespit raporuna göre binadaki hasarın proje ve müteahhit hatasından olmayıp, bitişik nizam binanın deprem esnasındaki çekiçlemesinden kaynaklandığını savunmuşlardır.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporu binanın orta veya ağır hasarlı mı olduğu; fen ve tekniğe uygun yapılıp yapılmadığı, davalı Fenni sorumlunun kusurunun tespiti ve hasarın neden ileri geldiğini ve yıkılan dairenin rayiç değerini tespiti açısından yetersizdir.
Davacıya satılan dairenin fen ve tekniğe, özellikle 9.6.1975, 13.5.1996 ve 2.9.1997 tarihli Resmi gazetelerde yayınlanan afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkında yönetmeliklerde belirtilen, fen ve teknik kusurlara uygun inşaa edilip edilmediği belirlenmeli, bina inşaatının Fen Teknik kurallara uygun, ayıpsız olarak yapılmasına rağmen hasar meydana gelmiş ise, davacı alıcının bu zarara katlanması gerektiği kabul edilerek dava red edilmeli, aksine inşaatın fen ve teknik kurallara aykırı gizli ayıplı olarak yapıldığının tespiti halinde bu kerre davacının bu ayıplı ifa nedeniyle zarar gördüğü kabul edilmelidir. Öyle ise mahkemece inşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan afet bölgelerinde yapılacak yapılar hakkındaki yönetmelik de dosya içine alınarak, bu yönetmelik hükümleri de gözetilmek suretiyle, inşaatın fen ve tekniğe uygun olarak yapılıp yapılmadığı hasarın orta veya ağır hasar mı olduğu, tespit raporunda bildirilen bitişik binanın çekiçleme etkisi olup olmadığı ve fenni sorumlu Ahmet Y.'ın kusurlu bulunup bulunmadığı öncelikle saptanmalı, deprem nedeniyle yıkım ve hasarın tamamının inşaattaki eksiklik ve bozukluktan ileri gelip gelmediği, gelmiş ise ne nispette hasara neden olduğu, binanın orta hasarlı olduğunun tespiti halinde ağır hasarlı kabul edilerek yıkımında davalıların kusuru bulunup bulunmadığı, ağır hasarlı kabulü halinde 17.8.1999 tarihi itibariyle dairenin sürüm değeri ayrı ayrı saptanmalı, bilirkişi kurulundan gerekçeli, dayanaklarını gösterir, taraf ve Yargıtay denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Yazılı şekilde eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporu ile karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden taraflar yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 7.1.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy